“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Olafur Eliasson mültecilere "yeşil ışık" yaktırdı

Olafur Eliasson, sığınma taleplerine kırmızı ışık yakan Avusturya'ya karşı modüler LED yeşil ışıklardan oluşan bir projeye imza attı. 


Şubat ayında Avrupa’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşadığı en büyük mülteci krizi sırasında kabul edeceği sığınmacı sayısını günlük 80 kişiyle sınırlandırmış, bekleyen 90 bin iltica talebinin ortasında bu karar bütün Avrupa Birliği’nde öfkeyle karşılanmıştı.

Avusturya’nın mültecilere kırmızı ışık yakması anlamına gelen bu tavra Danimarkalı-İzlandalı sanatçı Olafur Eliasson “yeşil bir ışık”la cevap vermek istedi. Geri dönüştürülmüş malzeme ile yapılan LED yeşil ışık; üç ay boyunca göçmenler, mülteciler ve üniversite öğrencilerinin katıldığı bir workshopta üretildi. Viyana’daki haftalık workshop Thyssen-Bornemisza Art Contemporary’de (TBA21) yoğurt kutuları, plastik kaplar, naylonlar ve neon yeşili LED’ler ile hazırlanan modüler ışıklar LEGO parçaları gibi istenilen şekilde birleştirilebiliyor.

TBA21 çatısındaki seminerler, performanslar, gösterimler ve derslerin sonucunda yaratılan projenin amacı çağdaş sanatın medeniyeti dönüştürme potansiyelini gözler önüne sermek.

(hyperallergic)