“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

İŞTE BİR SABAH UYANDIĞINDA, BANKSY…

Londralılar bu sabah yine Banksy imzalı bir heykelle güne uyandı. St James Meydanı'nda yıllardır orada duruyormuş izlenimi veren heykelin kaidesi aslında plastik ve oldukça hafif. Heykel, takım elbiseli bir kişinin bir kaide üzerinde öne doğru yürüdüğünü ve yüzünün dalgalanan bir bayrakla örtüldüğünü gösteriyor. 
Ne düşünüyorsunuz?
Bu heykeldeki figürün gözlerini kim bağladı?
Eğer olmasaydı tüm Avrupa’nın Almanca konuşacağı ülke mi yoksa olmasaydı o Amerika’nın Fransızca konuşacağı ülke mi?

Londra'nın merkezinde yeni bir Banksy eseri mi ortaya çıktı? St James Meydanı'nda bir kaide üzerinde yeni bir heykel belirdi ve efsanevi sanatçının imzasını taşıyor gibi görünüyor.
Takım elbiseli bir kişinin bir kaide üzerinde öne doğru yürüdüğünü ve yüzünün dalgalanan bir bayrakla örtüldüğünü gösteren heykel, Edward VII ve Florence Nightingale heykellerinin ve Kırım Savaşı Anıtı'nın yakınında, Waterloo Place'te yer alıyor.

Eserin kime ait olduğu, genellikle Instagram hesabından bunu açıklayan Banksy tarafından henüz doğrulanmadı. Eser sanatçı tarafından imzalanmış olsa da Banksy bunu her zaman yapmıyor; hatta son birkaç yıldır Londra'daki duvar resimlerinin hiçbirinde imza bulunmuyor.

Yeni heykel ne anlama geliyor? Takım elbiseli bir kişi –belki bir politikacı– gözleri devasa bir bayrakla örtülmüş halde bulunduğu kaideden tehlikeye doğru adım atıyor? Bize oldukça klasik bir Banksy politik mesajı gibi geliyor.

Ne düşünüyorsunuz?
Bu heykeldeki figürün gözlerini kim bağladı?
Eğer olmasaydı tüm Avrupa’nın Almanca konuşacağı ülke mi yoksa olmasaydı o Amerika’nın Fransızca konuşacağı ülke mi?