“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Genco Gülan'dan Taner Ceylan'a öykünme, saygı ya da atıf?

Genco Gülan'ın Taner (2016) adlı işi, Taner Ceylan'ın Londra'daki sergisine ismini veren I Love You isimli çalışmayı hatırlatıyor. Biz de Gülan'a bu benzerliğin sebebini sorduk, şu sözlerle açıkladı:


Taner (2016) isimli yapıtım, 'Kendi Portresi?' isimli serinin son parçası ve diğerlerinden farklı olarak üzerinde, teknik kısmında 'vücut üzerine akrilik' yazıyor. Dün akşam bir arkadaşım bana yazarak yapıtta niçin gerçek kan kullanmadığımı sordu. Ben de 'boya önemli' diye cevap verdim kendisine. Zira kanın nasıl sembolik anlamları varsa boyanın da var. Ve günümüz Türkiye'sinde nasıl Taner Ceylan kendisini kanlar içinde resmetmeye başlamış ise, bir ikinci sanatçının da kendisini kanlar içinde resmetmesi tesadüf değildir. Sanatçı boya kanar (Artist bleeds in paint)...

Taner Ceylan, eski arkadaşımdır ve benim gibi pek fazla otoportre çalışmaz. Fakat yeni tablosunu gördüğümde hemen karar verdim ve resmin altına yazdım: Senden kopya çekeceğim. Zira parça; yaşadığı, yaşadığımız zorlu mücadeleyi -Komet'in dediği gibi biraz Barok gözükse de- yansıtıyordu. Kanlı bir mücadele geçmiş ve ayakta kalan keyif sigarasını içiyor... Ben uzun zamandır sigara içmiyorum ama çekimlerde iki tane içmek çok iyi geldi. Evet benim hilem de şu, elimde elektronik sigara tutsam da duman gerçek sigaradan... 

Taner'in son sergisi, benim 2009 tarihli ve aynı adlı sergimin başlığını taşıyor: I Love You. Gördüğüm kadarıyla Taner aşk kavramına benden çok farklı yaklaşmış, benim sergim fotoğraflardan oluşuyordu, havada uçan insanlar, o ise yağlı boya tablolar sergiliyor, karanlıkata bekleyen figürler... Fakat benzer imgelere takıldığımıza göre, aynı şeyi karşılıksız olarak seviyoruz demektir...



Ayrıca okuyun