“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

HSU YUNGHSU DÜNYA TURNESİNDE

Hsu Yunghsu’nun uluslararası gezici sergisi Sisyphos’un Şüphesi, 14 Mart 2026’da Türkiye’de ilk kez Tariria Kültür, Sanat ve Gastronomi Merkezi’nde açıldı. Sergi 26 Nisan 2026’ya kadar izlenebilir.

Çağdaş seramik sanatının en özgün isimlerinden biri olarak kabul edilen Yunghsu, kili geleneksel sınırlarının ötesine taşıyarak onu bedensel direnişin anıtsal bir diline dönüştürüyor. Yaklaşık kırk yıl önce akademik kariyerinin konforunu geride bırakan sanatçı, pratiğini tamamen toprak ve ateşin ritmine adamış. Bugün üretimini Tainan kentinde, ülkenin en büyük seramik fırın atölyelerinden birinde sürdürüyor.

Boşluk ve Ağırlığın Estetiği

Yunghsu’nun sanatsal gelişimindeki belirleyici dönüm noktalarından biri, 2005–2006 yıllarında New York’ta gerçekleştirdiği sanatçı rezidansı sırasında Richard Serra’nın anıtsal çelik heykelleriyle karşılaşması... Geleneksel seramik tekniklerinin pürüzsüz yüzeylerini reddeden sanatçı; çatlakları, boşlukları ve isli tonları bilinçli estetik stratejiler olarak benimsiyor. 

Emeğin Zaferi

Kadim sarmal (coil) tekniğine geri dönen Yunghsu, her bir eserini doğrudan fiziksel temasla inşa ediyor. Üretimin giderek dijitalleştiği ve başkalarına devredildiği bir çağda, eserleri ellerin, avuç içlerinin ve dayanıklılığın izlerini taşıyor. Sisyphos mitinden ilham alan sanatçı, sanatı nihai bir sonuç olarak değil, süregelen bir varoluş ritüeli olarak ele alıyor.

Van’daki sunumunun ardından sergi, uluslararası yolculuğuna Seravezza kentinde devam ederek sabır, malzeme direnci ve beden ile toprak arasındaki zamansız ilişki etrafında şekillenen evrensel anlatısını sürdürmeyi amaçlıyor.