“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Peter Hujar'ın objektifinden 1970’lerin efsane isimleri

1970'lerin New York sanat dünyası, o yılların en ünlü fotoğrafçılarından Peter Hujar'ın arşivindeki portrelerle gün ışığına çıkıyor.


70’lerin ucuz, tekinsiz ve güvensiz New York’u, bugünün güvenli, şık ve pahalı New York’unun yanında uzak bir nostalji gibi. Patti Smith’in TV dizisine adapte edilen dönemin sanat camiasını anlatan hatıratı Just Kids ve Baz Luhrmann’ın 70’lerin müzik dünyasını anlatacağı dizi projesi 70’lere duyulan merakı artırıyor.

Paul Kasmin Gallery de Lost Downtown (Kayıp Şehir Merkezi) isimli sergiyle tam da bu döneme ışık tutuyor. Galeride 70’lerde New York’un en ünlü fotoğrafçılarından biri olan Peter Hujar’ın yirmi siyah beyaz portresi sergileniyor.

1973 ila 1985 arasındaki döneme ait fotoğraflarda sanatçının meşhur arkadaşları yer alıyor. Susan Sontag, William Burroughs, Fran Lebowitz, Andy Warhol, Vince Aletti, John Waters ve Hujar’ın sevgilisi David Wojnarowicz bu isimlerden sadece birkaçı.

(hyperallergic)


Ayrıca okuyun