“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Saddam Hüseyin’in sarayı müze oluyor

İşgalin ardından doğan yeni Irak'ta politik dengeler yerine oturmasa ve çatışmalar sürse de değişim devam ediyor. Saddam'ın Basra'daki sarayı da müze olarak halka açılıyor.


İşgalin başladığı 2003’ten bu yana çatışmaların sürdüğü Irak’ta her şeye rağmen yeni bir hayat şekilleniyor. İdam edilen eski Irak başkanı Saddam Hüseyin’in lüks sınırlarını zorlayan Basra Sarayı da bu değişim ve dönüşümün simgelerinden biri olmak üzere. Fikir babalığını Irak Devlet Kültür Mirası Kurulu Başkanı Qahtan al-Abeed’in yaptığı proje ile saray sonbaharda bir müze olarak halka açılacak.

Observer’ın haberine göre, Saddam’ın Amerika tarafından yakalanmasıyla birlikte 2008’de bu fikri ortaya atan al-Abeed’in dileği 2010’da gerçekleşmiş ve dönüşüm kararı alınmış. Basra yönetimi 3,5 milyon dolarlık projenin 3 milyon dolarlık kısmını karşılasa da çoğu İngiliz petrol şirketleri olmak üzere İngiliz yardım kuruluşların ve British Museum’un desteği ile maliyet karşılanmış.

IŞİD yüzünden yaşanan tahribe rağmen Basra Irak’ın en büyük ikinci şehri ve en hızlı büyüyen şehri. Petrol endüstrisi ve geçmişe göre düzelen politik durum sayesinde ekonomik canlanma yaşayan kentin müzeyle birlikte kültürel değerini de geri kazanması umuluyor.