“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

DOĞA, TEKNOLOJİ VE İMGE ARASINDA BİR ALAN

Çağdaş sanatçı Murat Durusoy, “Doğa Sonrası Etüdleri” başlığı altında sürdürdüğü üretim pratiğini yeni bir sergiyle genişletiyor. Sanatçının kişisel sergisi “Doğa Sonrası Etüdleri – Dolanıklıklar”, 9 Mayıs’ta C.A.M. Galeri’de açılıyor.

21 Haziran’a kadar izlenebilecek sergi, büyük ve küçük ölçekli fotoğraflar ile video işlerinden oluşan seçkisiyle, doğa ile teknoloji arasındaki ilişkileri güncel bir perspektiften ele alıyor.

Karşıtlık değil, iç içelik

Durusoy’un uzun süredir geliştirdiği seri, organik olan ile sentetik olan, fotografik kayıt ile algoritmik dönüşüm arasındaki sınırların giderek silikleştiği bir görsel evren kuruyor. Çiçekler, bitkisel yapılar, mineral yüzeyler ve endüstriyel kalıntılar üzerinden ilerleyen bu evren, doğayı sabit bir kategori olarak değil, sürekli dönüşen ve yeniden kurulan bir alan olarak düşünmeye davet ediyor.

Sanatçının yaklaşımı, doğa ve teknoloji arasında kurulan klasik karşıtlıkları reddederek, bu iki alanın birbirine dolanmış yapısını görünür kılıyor.

Fotoğraftan videoya: dönüşümün sürekliliği

Sergide yer alan fotoğraflar, imgenin gözlem ve karşılaştırma kapasitesine odaklanırken; video işleri bu sabitliği kırarak dönüşüm süreçlerini zamansal bir akış içinde açığa çıkarıyor. Çiçekler bu üretimde yalnızca temsil edilen nesneler değil; sentetik yüzeylere evrilen, çözünerek yeni maddesel formlara dönüşen, hibrit varlıklar hâline gelen dinamik yapılar olarak karşımıza çıkıyor.

Bu yönüyle sergi, doğayı temsil edilen bir konu olmaktan çıkarıp, maddesel ve kavramsal olarak sürekli değişen bir varoluş alanı olarak ele alıyor.

Morfoloji ve tipolojinin güncel yorumu

Durusoy’un üretimi, bitkisel formları inceleyen morfolojik fotoğraf geleneği ile tipolojik yaklaşımın seri mantığıyla ilişki kuruyor. Ancak bu tarihsel referanslar, günümüzün ekolojik krizleri ve teknolojik dönüşümleri bağlamında yeniden düşünülüyor. Tekrarlar, varyasyonlar ve biçimsel ilişkiler üzerinden kurulan görsel dil, kategorilerin çözülmeye başladığı bir görme biçimi öneriyor.