“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

8. Photo Basel'de dramatizasyonun keşfi

Versus Art Project, 13-18 Haziran tarihleri arasında, İsviçre'nin fotoğraf temelli sanata adanmış ilk ve tek uluslararası sanat fuarı Photo Basel’de uluslararası sanat dünyasıyla buluşuyor. Bu sene hayata geçen sekizinci edisyonunda, 11 ülkeden 39 uluslararası galeriyi ağırlayan Photo Basel, Art Basel ile eş zamanlı gerçekleşiyor. 169 sanatçının 400'den fazla eserini izleyicilerin karşısına çıkaran fuara Versus Art Project; Larissa Araz, Metehan Özcan ve Selim Süme’nin eserlerinden oluşan bir seçki ile katılıyor. Dear Julia, 2020 Üretimlerinde alternatif tarihler, insan olmayan tanıklar ve inkâr edilen kanıtlar üzerine odaklanan Larissa Araz, fuar kapsamında yer alan serisi "Dear Julia"da bir zamanlar çok kültürlü olan bir coğrafyanın insan manzarasına odaklanıyor. Adını ve insanlarını kaybetmiş Gökçeada’nın yalnızlığı ile birleşen ve birçok kişiyi temsil eden metaforik bir ayrık kimlik üzerine eğiliyor. M. Özcan, Moodboard 02, 2023 Eserlerinde modernist mekânın temsiliyetini odak noktası olarak belirleyen Metehan Özcan, “Vakum”, “Dekor” ve “Karşılaşma” serilerinden çalışmalarıyla fuara dahil oluyor. Sanatçı, geleneksel fotoğrafçılığın sınırlarını zorlamak ve görüntü oluşturmak için yeni olanakları keşfetmek amacıyla arşiv malzemeleri ve yapay zekâ tarafından üretilen görüntüler kullanarak katmanlı ve incelikli kompozisyonlar oluşturuyor. Selim Süme, Başlıksız, 2023 İmge ile gerçeklik arasındaki kırılgan ilişkiye odaklanan Selim Süme, fuara dahil olduğu “Transit” serisinde, günlük ve sıradanı merkeze yerleştiriyor. Tesadüf ile kurgu arasındaki bulanık alanda salınarak, günlük yaşamın estetikleştirilmesini ve/veya dramatizasyonunu keşfediyor.

Ayrıca okuyun