Kadın cinayetlerini protesto etmek isteyen Meksikalı sanatçılar bugüne dek taleplerini ciddiye almayan Ulusal İnsan Hakları Komisyonu’nun binasına girdi. Binadaki tarihi figürlere ait tüm erkek portrelerini boyadı.
Türkiye’de kadın cinayetleri ve kadına şiddet sürekli suçluların ceza almaması ve yeterli cezayı almaması ile gündeme geliyor. Aleyna Çakır cinayetiyle ilgili gelişmeler son günlerin en çok konuşulan konusu. Hükümetin İstanbul Sözleşmesi’ni tartışmaya açması üzerine tartışmalar halen sürüyor. Protesto için sokağa çıkan kadınlar ise Pınar Gültekin için İzmir’de yapılan protestoda olduğu gibi tutuklanıyor. Bu sırada dünyanın bize uzak bir köşesinde de benzer bir tablo yaşanıyor. Günde 11 kadının öldürüldüğü ve kadın cinayetlerinin yüzde 98’inin failinin meçhul kaldığı Meksika başkanı Andrés Manuel López Obrador’a göre ise bu gidişatı durdurmaya çalışan kadın hakları hareketi ve protestolar onun iktidarını yıkmaya yönelik bir komplodan başka bir şey değil… Şubat ayındaki protestolarda adaletin sağlanmasını isteyen feministler mahkeme binasını ateşe verdi. Mart ayında milyonlarca kadın aynı amaçla greve gitti. Son olaraksa Ulusal İnsan Hakları Komisyonu işgal edildi.
3 Eylül günü Marcela Aleman ve Silvia Castillo, Mexico City’deki binaya girdiler ve çıkmamaya karar verdiler. Birinin çocuğu tecavüze uğramıştı, diğerininki ise öldürülmüştü. #NiUnaMenos ve Aequus adlı feminist aktivist gruplar da geçtiğimiz hafta iki mağdur kadına destek vermek için binaya gittiler. O günden beridir de oradalar. Tüm çalışanlardan binayı boşaltmalarını istediler ve Ulusal İnsan Hakları Komisyonu’nu şiddete uğrayan kadınlar ve onların yakınları için bir sığınma evine çevirdiklerini açıkladılar. Şimdiye kadar yüzden fazla mağdur sığınmak ve adli destek almak için başvurdu.
Sanatçılar ellerindeki boyaları da bu dönüşüm için kullandı. “Ulusal İnsan Hakları Komisyonu” tabelasını “Affetmeyeceğiz ya da unutmayacağız”a çevirdiler ve altına “Adalet” yazdılar. Sonra sıra ülkenin tarihi figürlerinin binada asılı portrelerine geldi. Rujlar ve maskaralarla imajları tazelenen portreler anarşi sembolleri ve çiçeklerle süslendi. Portreler binanın dışına taşındı ve baş aşağı olarak sergilenmeye başladı.