“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Haftanın Kitabı: Saray ve Ötesi

Tarihimizin en uzun yıllarını, olayların en orta yerinde, bizzat yaşamış bir yazarın gözünden meşrutiyet idaresi, iktidar oyunları, İttihat ve Terakki Fırkası ve büyük bir imparatorluğun son yılları. Halid Ziya Uşaklıgil’in saray anılarından oluşan "Saray ve Ötesi" bu haftaki kitap tavsiyemiz... “Bu sarayın ilk defa olarak eşiğini aşmak üzereydim ve kim bilir hayatımın kaç yılını burada, gene kim bilir ne müşkül vazifeler altında ezilerek, ne müziç çarklar arasında manevi kuvvetler kırılıp dökülerek geçirecektim…”  Halid Ziya Uşaklıgil, Sultan Beşinci Mehmed’in başkâtipliği görevine atandıktan sonraki ilk gününü böyle anlatıyor Saray ve Ötesi’nde. Edebiyatımızda anı türünün en önemli başlıklarından biri olan Saray ve Ötesi; Aşk-ı MemnuMai ve Siyah gibi başyapıtlara imza atmış bir romancının Osmanlı sarayına, saray âdetlerine ve padişaha dair yakından şahitliğiyle sıra dışı bir yerde konumlanıyor. Can Yayınları'ndan çıkan "Saray ve Ötesi", yazarın diline müdahale edilmeden, tam metin olarak hazırlandı. Kitapta hatıralarda geçen isimlere dair açıklayıcı dipnotların yer aldığı geniş bir sözlük de bulunuyor.  

İLGİLİ HABERLER

http://www.sanatatak.com/view/haftanin-kitabi-mai-siyah http://www.sanatatak.com/view/askin-edebi-halleri

Ayrıca okuyun