“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

TILMAN Rammstedt: Çin İmparatoru

Çin İmparatoru ile 2008'de Avrupa'nın en prestijli ödüllerinden olan Ingeborg Bachmann Ödülü'nü kazanan Tilman Rammstedt'in kara mizah türünde yazdığı bu yapıtı, Dedalus Kitap'tan okurları ile buluşuyor.

Çin İmparatoru'unda huysuz bir ihtiyara, torunlarından umulmadık bir hediye verilir: İstediği her yere gidebileceği bir tatil. Çılgın yaşlı adam "Çin" diye tutturunca işler beklenmedik bir hal alır...

Tilman Rammstedt

Coen Kardeşler'in kara mizahı gibi

Tilman Rammstedt bir röportajında “Daha önce hiç Çin’e gittiniz mi?” diye sorulduğunda, “'Hayır asla. Aslında Çin İmparatoru’nu yazabilmek için ülkeyi tanımamanın çok önemli olduğunu düşündüm. Görüyorsun, ben araştırma yapmaya çok hevesli biri değilim. Çin hakkındaki bilgim Keith'inki gibi bir rehber kitapta okuduklarımdan ibaretti” diyor.

İki farklı koldan ilerleyen roman tıpkı Coen Kardeşler'in filmlerinde olduğu gibi, kara mizahın üst seviyeye ulaştığı, aynı zamanda duygusal alt yapısı olan bir yapıt.


Ayrıca okuyun