“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Andy Warhol’un ölümü sanıldığı kadar ani değilmiş

Pop-art’ın ikon ismi Andy Warhol öldüğünde henüz 58 yaşındaydı. Ertesi gün gazeteler “Pop idolü Andy Warhol rutin bir ameliyat sırasında öldü” haberleriyle çıktı. Time dergisi ülkenin en ünlü sanatçılarından birinin nasıl olup da büyük bir hastanede rutin bir safra kesesi ameliyatından sağ çıkamadığını sorguladı. Geçtiğimiz ay ölümünün 30’uncu yılında anılırken bile “rutin bir ameliyat sırasında…” diye yazılmaya devam etti. Oysa tıp tarihçisi ve emekli cerrah Dr. John Ryan’ın yaşananlara dair söyledikleri Warhol’un ölümüne dair kabul edilen gerçekliği baştan yazacak nitelikte. Warhol’un ölümünü araştıran Dr. Ryan, bugün kullanılan risk analizi yöntemine göre, sanatçının mevcut durumda ameliyattan çıkıp yaşama ihtimalinin sadece yüzde 4.2 olduğunu açıkladı. New York Times’ta yer alan habere göre, Ryan, verdiği telefon röportajında ameliyatın rutin değil, ağır bir hastaya yapılan büyük bir müdahale olduğunu iddia ediyor. PCSA adlı tabipler birliğinin yıllık toplantısında Andy Warhol’un tıbbi kayıtlarını inceleyerek elde ettiği bulguları paylaşan doktor, ölümün hiç de sürpriz olmadığı görüşünde. Kayıtlara göre, Warhol yaşamının son 15 yılı boyunca safra kesesi sorunlarıyla mücadele etmiş, hatta babası da Warhol’un doğduğu 1928 yılında safra kesesini aldırmış. Warhol’un muhtemelen genetik olarak taşıdığı hastalığın yanında sağlığına dikkat etmemesi de ölüm nedenlerinden biri olarak görülüyor. Sanatçının ölümünden önceki en az son bir ayı da hasta olarak geçirdiği ancak hastane korkusu yüzünden doktora gitmediği ve yoğun iş temposuna öncelik verdiği biliniyor. Üstelik 1968 yılında geçirdiği ve şans eseri sağ kurtulduğu saldırıdan dolayı geri kalan hayatı boyunca ciddi sorunlar yaşadığı da kayıtlar arasında.

Doktoru da durumunun ağır olduğunu söylüyor

Operasyonu gerçekleştiren Bjorn Thorbjarnarson’ın (İran Şahı’nı da tedavi eden doktor) anlattıkları da yeni bilgilerle uyuşuyor. Thorbjarnarson, Warhol’un ameliyat yerine evde tedavi edilmesi karşılığında kendisine servet önerdiğini ancak kabul etmeyerek kendisini ameliyata aldıklarını dile getiriyor. Cerrah ve ekibi safra kesesini çıkarttıklarında tamamen kangren olmuş bir organla karşılaşmış.

Ayrıca okuyun