“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Ulay Abramović'e karşı

Dünyanın adını anmadan gün geçiremediğimiz kadar popüler performans sanatçısı Marina Abramović (yine de bir Shia LaBeouf değil) eski iş arkadaşı ve sevgilisi Ulay tarafından dava edildi.


1988'de ayrılan sanat dünyasının ünlü çifti Ulay ve Abramović arasındaki gerilimin son durağı Ulay'ın (Gerçek adıyla Frank Uwe Laysiepen) açtığı dava oldu. Alman sanatçı Abramović'in 1999 yılında birlikte imza attıkları kontrata aykırı davrandığını iddia ediyor.

Ulay'ın sonsuza uzayan listesinde ortak yapılan işlerde adının geçirilmemesi ve ortak eserlerin satışlarından alması gereken payın verilmemesi gibi şikayetler başı çekiyor. Kontrattan bu yana 16 yıl geçmesine rağmen kendisine sadece 4 kere ödeme yapıldığını söyleyen eski ortak, 2014 yılında çıkardığı Whispers: Ulay on Ulay adlı kitabında Abramović'in ortak eserlerinin kullanımına izin vermeyişini de dava sebepleri arasında sıralıyor.

Dava bu ay sonunda Amsterdam'da görülecek.

Meraklısı için daha fazla Ulay, Kod adı Ulay'da.


Ayrıca okuyun