“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Tracey Emin taşla evlendi

İngiliz sanatçı Tracey Emin Fransa'da bir tepede gördüğü taşa aşık oldu ve ikili sonsuza dek mutlu yaşamaya karar verdi.


Evliliğin kadınları geri planda tutmak için icat edilen bir kurum olduğu söylenir ama bir yandan kadınlar da ömür boyu sürecek bir birlikteliğe ihtiyaç duyabiliyor. Ressam, konsept ve enstalasyon sanatçısı Tracey Emin bu sorunun çözümünü bir taşla evlenmekte buldu.

Hong Kong'da kişisel sergisi açılan İngiliz sanatçı Fransa'da bir taşla yaptığı evliliği ve aşkın nasıl doğduğunu NYMag’de referans verilen röportajında şu sözlerle anlatıyor: "Denize bakan bir tepede, çok güzel eski bir taş gördüm. Orada beni bekliyordu.”

Bir taşla evlenmenin binlerce faydasından biri bu. Seni terk etmesine imkan yok! Her zaman istikrarlı ve her zaman yardımcı; kapıyı tutar, eleştirmez, kariyerinize engel olmaz, başka erkeklerle arkadaşlığınız onu rahatsız etmez, başka kadınlara bakmaz. Modern zamanlarda aşk için ideal değil mi?

http://www.sanatatak.com/view/Artik-mayo-giyiyorum/1755


Ayrıca okuyun