“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Bir sanat treni de Fransa'dan!

Japonya'nın sanat galerisi olarak hizmete giren hızlı treninin ardından Fransız demiryolu şirketi SNCF de bir trenini tamamen izlenimciliğe ayırdı. 


Japonya'nın sanat galerisi olarak hizmete giren hızlı treninin ardından Fransız demiryolu şirketi SNCF de bir trenini tamamen izlenimciliğe ayırdı. 


Geçtiğimiz günlerde bir hızlı treni sadece sanata adayarak treni hareket halinde bir sanat galerisine çeviren Japon şirketinden bahsetmiştik. Japonya’ya çok uzak olsa da benzeri bir fikir aynı süreçte Fransa’da da hayata geçti. 3M ve Musée d’Orsay ile iş birliğine giden SNCF demiryolu şirketi de trenlerinden birini empresyonist sanatla doldurdu. Ayrıca trenin vagonlarının tavanında tren yolları ile sanat akımlarının ilişkisini anlatan bir video gösterimi yapılıyor.

Pissarro ve Monet’nin eserlerinin yer aldığı gösterimde dünyanın ilk film şirketi Gaumont Film Company’nin çektiği sahneler de yayınlanıyor.


Ayrıca okuyun