“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Christo’nun son projesi: Suyun üstünde yürümek

16 gün boyunca Kuzey İtalya’daki bir gölde yer alan iki adayı birbirine, yüzer iskelelerle, safran rengi bir yürüyüş yolu bağlayacak.


16 gün boyunca Kuzey İtalya’daki bir gölde yer alan iki adayı birbirine, yüzer iskelelerle, safran rengi bir yürüyüş yolu bağlayacak.


İnsanlığın en büyük hayallerinden biri olan suyun üzerinde yürümeyi, bir sanatçı gerçekleştirdi. Christo, The Floating Piers (Yüzer İskeleler) adlı projesiyle İtalya’daki Iseo Gölü’nde yer alan ve aralarında yaklaşık 3 kilometre bulunan iki adayı birbirlerine ve anakaraya bağladı. Sarı-turuncu renklerin hakim olduğu ve güneşin konumuyla beraber renk değiştiren kumaşın üzerinde yürüdü.

Christo, 2009’da kaybettiği eşi ve iş arkadaşı Jeanne-Claude’la 2005’te New York’taki Central Park’a 7500 altın panelli kapı yerleştirmiş, o günden beri de hiçbir dış mekan enstalasyonu yapmamıştı. Sanatçının daha önceki projeleri gibi bu 15 milyon euroluk projesi de diğer eserlerinin satışlarından gelen gelirle karşılanacak.

Yüzer yürüyüş yolunu oluşturabilmek için Fransız dalgıçlar, Bulgar sporcular ve hatta safran rengi malzemenin gölde sabit tutulabilmesi için mühendisler tam 22 ay boyunca bu proje için çalıştılar.

(The New York Times)


Ayrıca okuyun