12-15 Şubat tarihlerinde 2Plan Terminal - Etiler’de düzenlenecek ArtShow: Galeriler Buluşması 2026’dan dışlandığını ve ötekileştirdiğini ifade eden Diyarbakır’ın ilk çağdaş sanat galerisinin kurucusu Rıdvan Kuday, Sanatatak’a konuştu.
Siz ArtShow oluşumun ne zamandan beri içindesiniz?
ArtShow’un 2024’teki kurulum aşamasında, Rıdvan Kuday Galeri olarak beş-altı galeriyle birlikte çekirdek bir yapı içinde sürece başladık. Bu yapı açık çağrı ile değil, davet usulüyle, karşılıklı güven ve dayanışma temelinde adım adım büyütüldü. Galerimiz yalnızca katılımcı olarak değil, fikrin şekillenmesinden organizasyonun kurulmasına kadar tüm sürecin fiilen içinde yer aldı.
Ancak kolektif ve yatay olarak kurulan bu işleyiş, zamanla kapalı devre karar alma pratiklerine dönüştü. Ortak müzakere ve birlikte karar alma zemini ortadan kalktığında, kuruluş sürecinde aktif rol üstlenen bir galerici olarak fiilen sürecin dışına itildim. Dolayısıyla mesele “Ne zamandan beri içindesiniz” sorusundan çok, başlangıçta kolektif olarak kurulan bir yapının ne zaman merkezî bir tasarrufa dönüştüğü meselesidir. Rıdvan Kuday Galeri en başındaydı; bugün ise tam bu dönüşüm nedeniyle dışarıda bırakılmış durumdadır.
Hiçbir galeri bunu doğrulamıyor, yani sizi bilinçli olarak dışladıklarını, bir pilot oluşum diyorlar.
Bu da asıl meselenin sanat alanında kimin görünür sayıldığı, kimin sözünün meşru kabul edildiği ve kimin baştan sessizliğe itildiğiyle ilgili olduğunu net gösteriyor. Bu tür kararlar, sadece programlama meselesi değil; doğrudan bir iktidar pratiğidir.
Merkez taşrayı mı yoksa Diyarbakır’ı mı dışlıyor?
Bu sadece bizim dışlanmamız değil. Diyarbakır, Antalya, Trabzon, Eskişehir gibi yerlerde üretilen sanatın kamusal alanda konuşma hakkının askıya alınması. Merkez diyor ki, sen ancak belirli temsillerle, belirli çerçeveler içinde görünür olabilirsin. Biz bu hiyerarşiyi ve koşullu görünürlüğü kabul etmiyoruz.
Peki ne yapacaksınız?
Şu an yaptığımı: Biz “bizi de alın” demiyoruz. Soruyoruz: “Bu alan kimler için, hangi kurallarla ve kim tarafından düzenleniyor?” Mevcut düzenin doğal ve tartışılamaz olduğu fikrine itiraz ediyoruz. Sanat alanındaki asıl sorun çoğu zaman dışlanmak değil; dışlanmanın normalleştirilmesidir. Biz bu normalliği reddediyoruz.
