“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

MARINA ABRAMOVIć Enstitüsü hayal oldu

Performans sanatçısı New York’ta 1936 yılında inşa edilmiş bir bina almış ve 2013’te bir Kickstarter projesiyle burayı Marina Abramović Enstitüsü’ne dönüştürmeye çalışmıştı. Kampanya ile 660 bin dolar toplandı. Marina Abramović, bu parayı Hollandalı mimar Rem Koolhaas’a vererek 3 bin metrekarelik alanı bir performans sanatı mekanı ve farklı disiplinlerden iş birliklerinin gerçekleşeceği bir yer olarak kullanılmak üzere tasarlamasını istedi. Koolhaas’ın planına hayran kalan sanatçı dönüşümün maliyetinin 31 milyon dolar gerektirdiğini duyunca hayal kırıklığına uğradı ve projeden vazgeçti.

Binayı satıyor

Hudson’da yer alan ve şu an güvercinlere ev sahipliği yapan binayı ise satma kararı alan ve yaptığı iş için tek bir mekana mahkum olmadığını söyleyen Marina Abramović, “Artık sloganımız: Bize gelmeyin, biz size geliriz” diyor.


Ayrıca okuyun