“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Dev Monet resmi Louvre deposunda bulundu

60 yıldır kayıp olan Claude Monet tablosu Paris’teki Louvre Müzesi’nin deposunda rulo yapılmış halde bulundu. Tokyo’daki Batı Sanatı Ulusal Müzesi “Reflections of the Weeping Willow on the Water-Lily Pond” (Salkımsöğütün zambak göletine yansımaları) adlı eserin 2016 ya 2017’de bulunduğunu ancak Monet’ye ait olduğunun yeni keşfedildiğini duyurdu. Monet’nin “Su zambakları” serisine ait olduğu düşünülen çalışmanın hikayesi 1920’lere dayanıyor. Kōjirō Matsukata isimli iş adamı resmi (ve ona yakın resmi daha) arkadaşı Monet’den satın aldı. Birinci Dünya Savaşı’nda kullanılmak üzere gemiler üreterek zengin olan Batı sanatına aşık bu koleksiyonerin Vincent van Gogh, Gustave Courbet, Paul Cézanne, Auguste Rodin gibi isimleri bir araya getiren bir müze hayali vardı. İkinci Dünya Savaşı sırasında zambak resmi ile birlikte 400 eseri daha koruma altında kalması için Paris’te bıraktı. Savaşın sonunda “düşman malı” olarak değerlendirilen eserlerin çoğunluğu 1959 yılında Japonya’ya gönderildi. 14 resme ise Fransızların ulusal koleksiyonlarındaki boşluğu doldurmak amacıyla el konuldu. Matsukata bu teslimden 9 yıl önce ölse de hayali gerçekleşti ve Tokyo’da Le Corbusier tarafından tasarımı yapılan Japonya’nın ilk ve tek Batı sanatı müzesi Batı Sanatı Ulusal Müzesi hayata geçti. Monet'nin Zambak serisinden başka bir çalışma

2019'da sergilenecek

2 metreye 4 metrelik “Reflections of the Weeping Willow on the Water-Lily Pond” oldukça zarar görmüş bir şekilde bulundu. Neredeyse yarısı tamamen parçalanan tablo ciddi bir restorasyon çalışmasının ardından 2019’da ilk defa sanat severlerle buluşacak.

Ayrıca okuyun