Larissa Araz (1990) ve Ekin Can Göksoy (1987) Poşe'deki sergileri "Bir Mucize İhtimali" ile daha iyiyi umut etmeye çalışan herkes gibi bir mucizenin peşine düşüyor.
İnsanlar ya da insanlık, potansiyelini yavaş yavaş kaybedip gerçekleşmesi mümkün olmayan/şansa bağlı dileklere tutunmaya çalışıyor. Bencillik, hayal kurmanın bile materyalist kalıplara sıkışması, toplum ile bireyin yaşadığı karşılıklı gerginlik, Ulus Baker’in Spinoza’dan mülhem sözleri ile, “iyi karşılaşmalar örgütlemek” imkanını sıfırlıyor. Bu noktada insan, eli kolu bağlı olsa bile umut ederek bir şeyler diliyor. Etrafını saran her türlü baskı, insanın umut etmek, dilekte bulunmak, istemek ve talep etmek gibi dış dünya ile kurduğu farklı ilişki türlerini sarsmış durumda. Umutsuzluk da bir tür devam edememeyi getiriyor yanında.