“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Wolfgang Tillmans Berlin’deki galerisini mültecilere adadı

Alman fotoğrafçı ve sanatçı Wolfgang Tillmans Berlin’deki projeleri için kullandığı Between Bridges’ı Avrupa’da yaşanan mülteci krizini anlatmaya adadı.



Avrupa mülteci krizinde pek örnek bir duruş sergileyemese de Avrupalı sanatçılar mültecilerin yanında yer almaya devam ediyor, son olarak onların sığınma taleplerine kırmızı ışık yakan Avusturya'ya karşı modüler LED yeşil ışıklardan oluşan bir projeye imza atan Olafur Eliasson'ın ardından bir adım da Alman sanatçı Wolfgang Tillmans'tan geldi.

Wolfgang Tillmans, Between Bridges (Köprüler Arasında) galerisini sanat camiasını harekete geçiren, mülteci sorununa dair neler yapılabileceğinin konuşulacağı bir foruma dönüştürmek istediğini açıkladı. Sanatçı, sağcı politikacıların günün koşullarından faydalanarak tarihin en başarılı barış projesi olan Avrupa Birliği’ni sabote ederek, bu karşıtlık üzerinden oylarını artırmaya çalıştığını ve gerçek mültecilerle ekonomik nedenlerden dolayı Avrupa’ya gelen göçmenlerin ayrıştırılmasının arkasındaki empati eksikliğinin araştırılması gerektiğini söyledi.

Sanatçıya göre bu forumlarda, çaresiz ve küçük bir platform olsa da, 508 milyonluk nüfusa sahip Avrupa’nın 1,5 milyon mülteci karşısında böyle bir kutuplaşma yaşamasının konuşulması gerekiyor. Tillmans insanların birbirlerini tanımaya başladıkça ve tanımaya çalıştıkça aralarındaki ayrılıkları daha kolay çözebileceğini öne sürüyor.

(artnet)


Ayrıca okuyun