İki özel koleksiyondan (Tansa Mermerci Ekşioğlu Koleksiyonu ve Ayşe Umur Koleksiyonu) seçili on beş eseri bir araya getiren Aslına Sadık Kalınmıştır, zamanla değişen bireyler ile şeklinden işlevine dönüşen nesnelerin iç içe geçen “hayat hikâyesi”ne bakıyor. Özel koleksiyondaki eserlerin kamusal mekâna dönüşünün süreçlerine işaret eden sergi, bu ortamda sanat üretimi ve izleyici etkileşiminin ortaya çıkardığı yeni anlamlara göndermede bulunuyor.
Aslına Sadık Kalınmıştır’ın merkezinde, sanat pratiklerinde arkeoloji ve tarihten yararlanan
Handan Börüteçene ile
Mark Dion’un sunumları yer alıyor. Dion’un 2011’de SALT Galata’nın açılış sergilerinden
Geçmişe Hücum: Osmanlı İmparatorluğu’nda Arkeolojinin Öyküsü, 1753-1914 için hazırladığı
Dig Culture (Kazı Kültürü) enstalasyonu, arkeoloji kazılarını çağrıştıran bir dizi buluntu nesneden meydana geliyor.
Heykel, enstalasyon, fotoğraf ve metinlerinde Türkiye’nin kültür mirasıyla umulmadık bağlantılar kuran Börüteçene’nin sunumu üç işten oluşuyor.
Kendime Gömülü Kaldım (1999-2014) fotoğraf serisi, İstanbul’un bilinen en eski kadın şairi, Byzantionlu Moiro etrafında katmanlı bir hikâye üzerinden, Venedik’e uzanan Bizans mirasını takip ediyor. Sanatçının bir yıl boyunca neredeyse her hafta ziyaret ettiği Aya İrini’yle diyalogları 1989 tarihli
Bütün Denizler İçin heykel serisinde ifade bulurken
Armenak Ustanın Marangoz Tezgâhı (2000) yılların emek ve birikimini büyüteçlerle görünür kılıyor.
Kimsenin görmediği filme dair yeni bir anlatı
Aslı Çavuşoğlu, 2011 tarihli Ayastefanos’taki
Rus Abidesinin Yıkılışı adlı siyah beyaz fotoğraf serisinde, 93 Harbi sonunda Yeşilköy’e dikilen abidenin 1914’te yıkılışını belgelemesiyle Türkiye sinemasının başlangıcı sayılan filme odaklanıyor. Sanatçı, abide ile enkazını gösteren iki kare arasındaki boşlukları doldurarak bugüne kadar kimsenin görmediği filme dair yeni bir anlatı inşa ediyor.
Sokaktan topladığı ahşap parçalarla çalışan
Nancy Atakan, rastgele göz imgeleri eklediği gündelik nesneleri manevi birer koruyucu hâline getiriyor (2012). Dilek Winchester’ın enstalasyonu (2014), hattat Emin Barın’ın 1973’te yeni açılan Boğaz Köprüsü için taşa oyduğu “Maşallah” yazısından yola çıkıyor; hat sanatında Latin harflerine geçişe ve köprünün yakın geçmişinden bir değişime dikkati çekiyor. Simgesel nitelikteki Galata Kulesi ve Ayasofya ile Kudüs Tapınağı’nın izini süren
Cansu Çakar, yapılardaki tahribatlar ve onarımların tortularını minyatürü andıran resimlerle tasvir ediyor (2016-2018).
Şehir ve boşluk korkusu
Iman Issa, doğup büyüdüğü Kahire’de “halkın utanç kaynağı hâline gelmiş bir abide”ye sıra dışı bir alternatif geliştirirken (2010) Cezayir asıllı
Kader Attia fotoğraf kolajlarıyla (2014) şehrin dönüşümünü bireylerin özgürleşmesiyle ilişkilendiriyor; Kıbrıs asıllı
Haris Epaminonda’ysa buluntu materyallerle ürettiği enstalasyonunda (2009) ülkesini hayalî bir karakter olarak konumluyor. Geçmiş yerine boşluğa bakan sanatçılar
Pak Sheung Chuen ve
Laure Prouvost, 2009 ve 2014 tarihli işlerinde yokluk fikrine form kazandırıp görsel sanatlarda “boşluk korkusu” olarak bilinen horror vacui kavramına meydan okuyor.
SALT’tan
Amira Akbıyıkoğlu tarafından hazırlanan "
Aslına Sadık Kalınmıştır" 18 Ağustos'a kadar
SALT Beyoğlu Kat 2'de sergilenecek.
İLGİLİ HABERLER
http://www.sanatatak.com/view/saltta-tek-basina-bir-adam-var
http://www.sanatatak.com/view/isveren-sergisi-salt-galatada-basladi