“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Giderek imkansızlaşan temsiliyet

Elgiz Müzesi süreli sergi alanında “Aslında” isimli yeni bir seçki başlıyor. Temsil ve atıf olgularını irdeleyen; atfedilen üzerinden varlığın ifadesi ve temsiliyet modellerini sorgulayan sergide farklı mecralardan eserler yer alıyor.

“Simulacra” ve mal etme tekniklerinin çağdaş sanatta bir mecraya dönüştüğü 80'lerden beri irdelenen temsil kavramını günümüz gerçekliğinde yeniden sorgulamayı ve gündeme getirmeyi hedefleyen sergide 17 eser bulunuyor. Serginin sorduğu temel soru ise: Giderek imkansızlaşan temsiliyet kavramını, benlik ve toplumsal kimlik algısı üzerinden tekrardan nasıl değerlendiririz? Aslında'da önceki Venedik Bienali’nde Japonya Pavyonu’nu temsil eden sanatçı Chiharu Shiota’nın sadece var olduğunu bildiğimiz ama tanımlanamaz bir gerçekliği gösteren “Olma Hali” isimli içi boş elbisesi, Tracey Emin’in bir olguya yüklenen anlamları ve bunun ağırlığını, bedelini sorgulayan fotoğrafı, Gavin Turk'un yaratıcısı üzerinden anlamlanan mavi dev halısı göze çarpan eserler.

Aslında'da yer alan sanatçılar

Ragıp Basmazölmez, Ramazan Bayrakoğlu, Tracey Emin, Özlem Günyol, Liu Chin Hai, Thomas Houseago, Bengü Karaduman, Volkan Kızıltunç, İhsan Oturmak, Jim Shaw, Cindy Sherman, Chiharu Shiota, TUNCA, Hale Tenger, Gavin Turk, Erwin Wurm, Pan Yue


Ayrıca okuyun