“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

COLLECT GALLERY, YENİ MEKANINDA TODOR RABADZHIYSKI’Yİ AĞIRLIYOR

Taksim’deki yeni mekanında faaliyet göstermeye başlayan Collect Gallery, açılışını Bulgar sanatçı Todor Rabadzhiyski’nin kişisel sergisi “Kırılgan Adımda Zarafet” ile yapıyor. Çağdaş sanata odaklanan galeri, yenilenen mekânıyla Türkiye’deki varlığını güçlendirirken, izleyiciyi yaratım, yıkım ve yeniden doğuş döngüleri üzerine düşünmeye davet ediyor.

Rabadzhiyski’nin işleri, hayatta kalışın ve onarıma duyulan içgüdüsel arzunun izlerini taşıyor. Her boşlukta, her yeniden boyanmış yüzeyde yıkımın hatıralarıyla kurtarma eylemleri bir araya geliyor. Sergi, sanatçının sınırları aşan bir üretim sürecinin üçüncü ve son ayağını oluşturuyor.

Projenin ilk bölümü, 2024 sonunda Sofya’daki Plus 359 Gallery’de gerçekleşen Raw Perspectives sergisinde şekillendi. İkinci adım, 2025 Haziran’ında Yunanistan’ın Limni Adası’nda, doğa güçleriyle etkileşime giren oksitlenmiş çelik ve kırık yüzeylerden oluşan Levietan yerleştirmesiyle sürdü. İstanbul’daki Collect Gallery sergisi ise bu sürecin son halkası olarak, paneller ve seramiklerden oluşan yeni bir seçkiyi bir araya getiriyor.

“Kırılgan Adımda Zarafet”, Rabadzhiyski’nin malzeme ve zamanla kurduğu ilişkide bir tür arkeolojik hassasiyet barındırıyor. Sanatçı, doğa ve insan müdahalesinin birbirine temas ettiği sınırları, kırılganlık ve direnç ekseninde yeniden kurguluyor.

18. İstanbul Bienali ile aynı dönemde açılan sergi, bienalin “kendini koruma” ve “gelecek olasılıkları” temalarına da dolaylı bir yanıt oluşturuyor. Rabadzhiyski’nin işleri, tahribatla yenilenmenin iç içe geçtiği bir estetik alan yaratıyor—tıpkı güneş ışığında dengesini bulan üç bacaklı bir kedi gibi, kırılganlıkta da zarafet ve direnç bulunabileceğini hatırlatıyor.


Ayrıca okuyun