“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

"Jacques Brel'in şarkıları da bu kalıpta"

Müzik yazarımız Alain Matalon, Adele'in Ahmet Kaya'dan intihal yaptığı iddialarına son noktayı koydu: İşin sırrı Andalusian Cadence. Ta Antik Yunan'dan gelen bir progresyonda...


Bir defa bu şarkıda kullanılan kalıp, dünyanın en yaygın kullanılanlarından biri: Andalusian cadence.

Klasik notasyonda vi-V-IV-III diye adlandırılan, bir minör akor ardından bir tam ses aşağıya majör, bir tam ses aşağıya majör, ve yarım ses aşağı majör.

En bilinen örneği ile la minör-sol majör-fa majör-mi majör. Ta antik Yunan zamanından gelen bir progresyon. O kadar cok sarkıda kullanılıyor ki, mesela Jacques Brel'in en sevilen şarkılarının (Amsterdam, Ne Me Quitte Pas gibi) çoğu aynı kalıpta. Fransızların (ve Türklerin de) özellikle bayıldığı bir progresyon bu.

Burada Ahmet Kaya'nın şarkısı ile de büyük benzerlik var gerçekten... Bence bu kadar dikkat çekmesinin en büyük sebebi ikisinin de aynı tonda olması (videolardaki versiyonlarda en azından ikisi de do diyez minörde yazılmış).

Farklı tonlardan başlasalar o kadar dikkat çekmezdi diye düşünüyorum.

Örneğin Amerikan M*A*S*H dizisinin jenerik müziği Suicide Is Painless de hemen hemen aynı temada gidiyor, ama hem hızı hem de tonu farklı olduğundan ilk dinleyişte anlaşılmıyor: https://www.youtube.com/watch?v=VlZdFmEdffg 

Benim görüşüm benzerliğin olduğu ama bunun bir rastlantı olduğu. Dört tane akor ile bir yere kadar orijinal müzik yazılabiliyor. 


Ayrıca okuyun