“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Şiirsel Beden

Nota Bene Yayınları tiyatro dizisinden Jacques Lecoq imzasıyla yeni bir kuram kitabı yayınlandı.


Daha önce Beliz Güçbilmez’den Çöl Oyunu ve Zana Kılıç’tan Değirmen/Aş oyunlarını basan yayınevi Mine Çerçi’nin çevirdiği Jacques Lecoq’un “Şiirsel Beden/Yaratıcı Tiyatro Eğitimi” kitabıyla alana katkısını sürdürüyor. “Şiirsel Beden”, çağdaş tiyatronun en önemli isimlerinden Jacques Lecoq’un 1956 yılında Paris’te kurduğu okulda verilen tiyatro eğitiminin temel ilkelerini, hedeflerini, yöntemlerini konu alıyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Fransa’da beden eğitimi dersleri veren ve spor aracılığıyla bedenin nasıl hareket ettiğini araştıran Jacques Lecoq, sonraki yıllarda İtalya’da keşfettiği commedia dell’arte, mim ve diğer hareket biçimlerinden etkilenir ve Paris’e geri döndüğünde bu biçimleri öğrencilerle birlikte araştırmaya devam edeceği okulunu açar.

“Şiirsel Beden”de Jacques Lecoq, mimden akrobasiye, nötr maskeden mimodinamiğe, larva maskelerden karakter maskelerine ve karşı maskelere, hikaye anlatıcılığından melodrama, bufonlardan tragedyaya, insanlık komedisinden clowna ve absürde okuyucuyu okulun pedagojik yolculuğuna çıkarıyor. Doğaçlama, oyun, maske, hareket ve jeste bakışını, kendi tiyatro anlayışını kitap boyunca okuyucuyla paylaşan Jacques Lecoq, kitabın üçüncü bölümünde mimar Krikor Belekyan ile ortaklaşa kurduğu ve bünyesinde deneysel senografi çalışmaları yapılan Hareket Çalışmaları Laboratuvarı (LEM) hakkında kısabir bilgi veriyor. Kitabın son bölümü, dünyanın çok farklı yerlerinden gelen sayısızöğrencinin okulu bitirdikten sonra sanatsal yolculuklarına ne şekilde devam ettiklerini ele alıyor.

Çevirisini Jacques Lecoq Uluslararası Tiyatro Okulu’ndan 2011’de mezun olmuş Mine Çerçi’nin yaptığı kitap, editör Beliz Güçbilmez’in ifadesiyle, Stanislavski metodunun Amerikan versiyonuyla, demek ki zaten yanlış çevrilmiş, yanlış anlaşılmış ve açıkça Amerikanlılaştırılmış versiyonu üzerine kurulu oyunculuk eğitiminin belirleyici olduğu Türkiye’de bedene nakşolmuş izlere dönerek, en çok bedenle hatırlamayı öğrenerek yeniden başlamak isteyenler ve tiyatro sahnelerinde yaratıcı bir soluk arayanlar için olağanüstü bir kılavuz niteliğinde.


Ayrıca okuyun