“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Haftanın kitabı: YAPRAKLAR EVİ

Mark Danielewski imzalı Monokl'dan çıkan "Yapraklar Evi", Türkçe yayımlanmış en esrarengiz ve labirentimsi kitap olma iddiasını taşıyor.

Önce elden ele dolaşmaya başladığında, acemice bağlanmış bir tomar kâğıttan ibaret, bir kısmı ise ara sıra internette dolaşan Yapraklar Evi, 2000 yılında çıktığında Çavdar Tarlasında Çocuklar ve Ulysses gibi edebiyata bir başkaldırı olarak algılandı.

Korku ve aşk bir arada

Hem korku hem de bir aşk romanı olan kitap, içinde kaybolduğunuz ve kurtulabilmek için bütün şifrelerini çözmeniz gereken bir labirent sunuyor. Kitap Ev'in ta kendisi ve çıkış yolu dipnotlarda, mektuplarda, fotoğraflarda ve kelime oyunlarında...

Navidson ailesinin yeni taşındıkları bu Ev’de başlarına gelenleri okurken, gözünüzü dört açmayı ihmal etmeyin!


Ayrıca okuyun