“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Haftanın kitabı: Usulca Vedat Sakman

Deniz Durukan, Vedat Sakman’a sordu, duayen müzisyen tüm hayatını ayrıntılarıyla anlattı. Bu haftaki kitap önerimiz Usulca Vedat Sakman... Türkiye onu daha çok "Tut şunun ucunu götürelim abi" dizesinin deforme edildiği reklam müziğiyle tanısa da Vedat Sakman elli yılı aşkın süredir sahnede. Sahneye çıktığı ilk günden bu yana müzikal tavrından ödün vermeyen, popüler müzik ortamında olup da popülist anlayışa prim vermeden yolunu çizen gerçek bir müzisyen o. Sadece müzikte değil, hayatta da aynı duruşu sergiliyor. Besteleri, düzenlemeleri ve şarkı sözleriyle Türk müziğine damgasını vurmuş usta bir müzisyen, Doğu kültürü ile Batı kültürünü içselleştiren, yerelden evrensele ulaşma amacıyla yola çıkan bir kent ozanı. Hep Kitap'tan çıkan "Usulca Vedat Sakman", sadece Zuhal Olcay ve Leman Sam'a verdiği şarkılarla müzik tarihinin akışını değiştiren Vedat Sakman’ın hayatını değil, Türkiye’de ve dünyada sosyolojik, teknolojik ve kültürel değişimlerin müziğe yansımalarını da okuyucuyla paylaşıyor.
"İçeride neyse dışarıda da o. Müziği neyse kendisi de o. Yalan yok! Onun müzik çizgisi, aynı zamanda hayat çizgisi. Müziği hayat, hayatı müzik olarak kabul etmiş.”
 

İLGİLİ HABERLER

http://www.sanatatak.com/view/leonard-cohen-sarkilarinin-hikayeleri http://www.sanatatak.com/view/cezmi-ersozden-murat-dalkilica-dava

Ayrıca okuyun