“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

WIM Wenders ve POLAROID’leri

Wim Wenders, “Paris, Texas” ve “Dünyanın Sonuna Kadar” gibi klasik olmuş filmlerini çekerken bir yandan da binlerce Polaroid fotoğraf çekiyordu. John Lennon’la sabaha kadar oturmalarından, Annie Leibovitz ile uzun araba yolculuklarından ve Dennis Hopper’la geçirdiği vakitten geriye kalan bu fotoğrafların sayısı sadece 1973-1983 döneminde 12 bine yakın. Bunlardan günümüze ulaşanların sayısı ise 3 bin 500 civarında…

Polaroid’ler bir amaç değildi, sadece filmlerin yapımına yardım ediyordu” diyen yönetmen, harcanabilir gördüğü için fotoğrafları genelde birlikte çekildiği isimlere verdiğini söylüyor.

Geçtiğimiz yıl sinemacının ölümsüzleşirdiği bu anlar “Instant Stories” adıyla Londra’daki Photographers’ Gallery’de sergilendi. İşte o sergiden sizin için seçtiğimiz bazı ilginç Polaroid’ler…

Melancholy romanticism … Self-portrait, 1975, (Wim Wenders) ‘They are a healthy memory of how things were – and what we have lost’ … New York Parade, 1972, (Wim Wenders) Ephemera … Campbell Soups, New York, 1972, (Wim Wenders) Heinz, 1973, (Wim Wenders)

Ayrıca okuyun