İşveren markalarının geleceğine yön veren People Make The Brand konferansı, bu yıl da alanında uzman konuşmacıları ve çarpıcı konularıyla yoğun ilgi gördü. Türkiye’nin işveren markası konferansı People Make The Brand’in onuncusu, 4000’den fazla katılımcıya ilham verdi. Yerli-yabancı dünya çapında isimlerin konuşmacı olarak yer aldığı ve bu yılki ana teması “DEI: Çeşitlilik, Hakkaniyet, Kapsayıcılık” olan konferans, unutulmaz konuşmalara sahne oldu. 10. People Make The Brand konferansı bu yıl Borusan Holding ana sponsorluğunda, Universum partnerliğinde gerçekleşti.
Konferansın moderatörlüğünü bu yıl da People Make The Brand’in yaratıcısı, Universum Türkiye Lideri Evrim Kuran ile Harvard Business Review Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan yaptı.
Konferansın ilk konuğu Georgetown Üniversitesi McDonough School of Business İşletme Profesörü Dr. Ella Washington konuşmasında Çeşitlilik, Hakkaniyet ve Kapsayıcılık yolculuğunun 5 farklı aşamasına değindi: Farkındalık, Uyum, Taktik, Entegrasyon ve Sürdürülebilirlik. Ayrıca bu yolculuğun doğrusal bir yolculuk olmadığı için zaman almasının olağan olduğunun altını çizdi.
Çeşitlilik, Hakkaniyet ve Kapsayıcılığın uzun bir yolculuk olduğunu belirten Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş ise, “Dili değiştirmek, en önemli başlangıç noktalarından biri. Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamada ise kadın istihdamının görünür olmadığı ortamlarda özel çalışmalara ihtiyaç var” dedi.
Konuşmasında hepimiz anlaşıldığımız ortamlarda olmak istiyoruz diyen yazar, podcast yayıncısı, pazarlama stratejisti, empati savunucusu Mimi Nicklin, çeşitlilik kültürünün daha fazla merak ve empati ile sağlandığını söyledi.
"Makinelerle aramızdaki en büyük fark önyargılarımız"
Etkinliğin Serdar Turan moderasyonunda düzenlenen, Teknolojide DEI Kırılganlıkları konulu ilk panelinde konuşmacılar, İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi, İstanbul Blockchain Women Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Çağla Gül Şenkardeş; Koç Üniversitesi Medya ve Görsel Sanatlar Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ergin Bulut; Veri Bilimi ve Yapay Zeka Araştırmacısı, İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şebnem Özdemir, “Yapay zeka insandan bağımsız değil, yanlılıklardan etkileniyor. Makineler ile aramızdaki en büyük fark önyargılarımız, savunma mekanizmalarımızı kolay kolay değiştiremiyoruz. Yanlılıkları ortadan kaldırmak, yapay zekayı bu yargılardan kurtarabilmek için dili ve söylemleri düzeltmeliyiz. Teknoloji alanında istihdamdaki toplumsal cinsiyet uçurumunu ise geleneksel önyargıları kırarak, sonuç odaklı eylemler hayata geçirerek kapatmak mümkün olabilir” dediler. Araştırma alanının Türkiye’deki önemli isimlerinden KONDA Araştırma ve Danışmanlık Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Ağırdır ise konuşmasında, “Korku, nefret söylemini besler. Ayrımcılık, kamu otoritesinin korkuya müdahale etmediği ortamlarda gelişir. Ayrımcılıkla mücadelede toplumsal dönüşümü sağlayacak olan adalet ve yasal zemindir. Artık farkındalığımız var. Farkındalıkla gayret arasında bir ara dişliye ihtiyaç var” dedi. ES Kariyer Engelli İstihdamı Danışmanlığı Kurucu Esra Odabaşı, “Yetkinliklerle Önyargıları Kaldırmak” başlığında katılımcılara ilham verdi: “Bugün Türkiye'de 2 milyon çalışabilir engelli var. Farklı yaşam deneyimlerimize saygı duyarak engellilere yönelik önyargıları ve mikro agresyonları ortadan kaldırabiliriz. Farklılıklarımızı kabul etmek, farklı yaşam deneyimlerine saygı duyarak birbirimizi olduğumuz gibi kabul etmemiz bizi gerçek anlamda birlikte olan bir toplum kılacak.” Son 3 yıldır Türkiye'nin En Başarılı 50 Kadın CEO'su arasında yer alan ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı ise konferansta “Yetenek Perspektifi” başlığında konuştu: “Dünyada yetenek açığı son 16 yılın en yüksek seviyesinde. Şirketlerin DNA’sını Çeşitlilik, Hakkaniyet ve Kapsayıcılık yaklaşımıyla yeniden ele alması gerekiyor, doğru iş ve doğru yetkinliğin yanı sıra her şeyin insan için olduğunu unutmamalıyız. Dönüşen dünyaya uyum için yetenekleri geliştirirken kültürümüzü de geliştirmeliyiz.”