“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

“Göz zevkini bozuyor” diye yıkıldı

Türkiye’de “Zombi Ekspresi” adıyla gösterime giren Busanhaeng’i izleyenler Güney Kore’nin Busan şehrine giden trendeki zombi dehşetini hatırlarlar. İnsanlık Anıtı’nın “ucube” diye yıkıldığı, heykellerin belediye başkanlarının röportajlarında içine tükürüldüğü Türkiye’den binlerce kilometredeki Busan’da sanat adına yaşananlar da dehşet boyutlarında… Kavramsal sanatçı Dennis Oppenheim’ın şehirde kamusal alanda yer alan “Chamber” adlı heykeli göz zevkini bozduğu gerekçesiyle parçalanarak kaldırıldı.

2010 Busan Bienali sırasında Haeundae Beach’e kalıcı olarak yerleştirilen heykel 2011’de ölen Oppenheim’ın son ve en büyük boyutlu eserlerinden biriydi. Kıvrımlı, organik forma ve 4 metreden daha fazla yüksekliğe sahip "Chamber” renkli duvarlar arasında plaja yürüyenlerin karşısına çıkıyordu.

Heykeli kamuya duyurmadan yıkan şehir yetkilileri, 2016’da yaşanan Chaba Tayfunu nedeniyle plastik ve çelikten yapılan heykelin onarılmayacak şekilde paslandığını, sanatsal bir değer taşımadığını, yerel halkın da göz zevkini bozduğu için heykelden şikayetçi olduklarını iddia ediyor.

Bienal sırasında yapılan 755 bin dolarlık heykelin arazisi şehir yönetimine ait olsa da telif hakları şehre ait olmadığı için yetkililerin yıkımı kanunsuz bir şekilde gerçekleştirdiğini gösteriyor. Eserin telif haklarını elinde bulunduran Oppenheim Estate’in yöneticileri ise 2015’teki ziyaretlerinde heykelin paslanmaya başladığını yetkililere bildirmelerinin ardından onarım sözü aldıklarını ancak birdenbire internette yıkım haberiyle karşılaştıklarını dile getiriyor.

Dennis Oppenheim, Güney Kore kültürüne oldukça yakın bir sanatçıydı. 1988’de Seul’deki olimpiyat parkı projesinde çalışmaya başlamış ve ardından birçok çalışma da yapmıştı. Ölümünden iki ay sonra açıldığı için “Chamber”ı görememişti.

 

İLGİLİ HABERLER

http://www.sanatatak.com/view/mehmet-aksoyun-heykelini-is-makineleriyle-yikacaklardi http://www.sanatatak.com/view/25-asirlik-sinoplu-diyojeni-sinopta-istemiyorlar http://www.sanatatak.com/view/22-asirlik-heykelin-yerine-osmanli-tugrasi

Ayrıca okuyun