14 Ekim'de Contemporary İstanbul adına Ali Güreli’nin imzasını taşıyan bir mektup yabancı basın mensuplarına gönderilmiş ve Barış Pınarı Harekatı’nın yabancı basında tamamen yanlış yansıtıldığı ifade edilmiş ve “sanat dostları” bu haberleri ciddiye almamaya çağrılmıştı. Sanat dünyasının bu mektuba tepkisi ise kınama olmuştu. Hatta gazeteci ve eleştirmen Oliver Basciano, Güreli’nin mektubu için Twitter’da “delilik” demiş ve gönderisine “Yorum yapmak zorunda hissetmeleri çok şaşırtıcı. Seneye yabancı katılımcı bulabilmek için şimdiden iyi şanslar!” sözleriyle devam etmişti.
Gelen tepkilerin ardından sorumluluğu tamamen üzerine alan Ali Güreli, “Sanat dünyası birkaç küresel konuda bir tavır koymuştur ancak CI yönetim kurulu başkanı olarak benim misyonum her zaman her zaman politik olay ve tartışmaların dışında kalmaktır. Türkiye’nin karmaşık politik durumuna dair yorumda bulunmaya hakkım yoktu. Şartlar göz önüne alındığında benim için de yanlıştı. Contemporary İstanbul sayesinde oluşturduğumuz bir çevreye o mektubu göndermemeliydim. Son aylarda Türkiye’de yaşanan gerilimlerin hepimiz farkındayız. Ama ne yazık ki duygularıma yenik düştüm." diyerek özür dilemişti.
Ali Güreli'nin Contemporary İstanbul yönetim kurulu başkanı imzasıyla yabancı sanat basınına ve Contemporary İstanbul kontaktlarına attığı e-postaya bir tepki de ABD'den geldi.
Suriye'nin kuzeyinde başlatılan Barış Pınarı Harekatı'nın tamamlandığı ve Tel Abyad ile Resulayn'ın haricindeki 30 kilometre derinlikteki alandan kalan PYD unsurlarının çıkarılması için Soçi'de Türkiye ile Rusya arasında varılan mutabakat uyarınca 150 saatlik süreç başladığı duyuruldu. Operasyon tamamlansa da operasyonla ilgili olarak Contemporary İstanbul yönetim kurulu başkanı Ali Güreli'nin desteğine ve sanata siyaset karıştırmasına gelen tepkiler artarak sürüyor. Üstelik Güreli'nin özrü de tepkileri dindirmeye yetmeyecek gibi gözüküyor.