“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

CHOPIN AND CARMEN

23.01.2026 - 24.01.2026
  • İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı

Bolşoy Tiyatrosu solisti Gediminas Taranda tarafından 1994 yılında kurulan, dünya çapında ünlü dansçılarla iş birliği yaparak büyük başarılar elde eden ve pek çok uluslararası festivalde sahne alan ‘’The Imperial Russian Ballet Company’’, iki balenin büyüsünü tek gecede izleyiciyle buluşturuyor.

İki unutulmaz eser ‘’Chopin’’ ve ‘’Carmen’’ ilk kez Türkiye’de aynı gecede sahneleniyor.

CARMEN

Rodion Shchedrin’in, Georges Bizet’nin klasik temaları üzerine yeniden bestelediği Carmen Süiti, ilk kez 1967 yılında Bolşoy Tiyatrosu’nda sahnelenmiş; başrolde ise efsanevi balerin Maya Plisetskaya yer almıştır. Koreograf Alberto Alonso’nun yönettiği bu etkileyici yapım, bale tarihinde bir dönüm noktası olmuş ve dünya sahnelerinde büyük yankı uyandırmıştır.

Carmen yalnızca bir aşk hikâyesi değil; özgürlüğe susamış bir ruhun, toplumun dayattığı normlara karşı verdiği başkaldırının dansla ifadesidir. Aşk, tutku, ölüm, irade ve yazgı, dansın evrensel diliyle sahneye taşınıyor.

CHOPIN

Bir diğer başyapıt olan Chopin, romantik balenin en saf yansımasıdır. Koreograf Mikhail Fokine tarafından 1909 yılında sahnelenen bu eser, Frédéric Chopin’in piyano yapıtlarının Alexander Glazunov tarafından zarif bir orkestrasyonla sahneye uyarlanmasıyla hayat bulmuştur. Chopin, bale tarihinde “şiirsel bir dans tablosu” olarak anılmaktadır.

Olay örgüsünden çok duygulara odaklanan bu eşsiz yapım, bir genç şairin düşsel dünyasında, periler arasında geçen gerçeküstü bir deneyimi yansıtır. Uyku ile uyanıklık, gerçek ile hayal arasında salınan bu dünyada; hafif bir melankoli, zarif figürler ve büyüleyici müzikle beden bulur.

Bale sanatının iki başyapıtı, ilk kez Türkiye’de aynı sahnede buluşuyor.

Ayrıca okuyun