“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

TAŞ KAĞIT MAKAS’IN SIRRI NE?

Alice Feeney

Son günlerde bir ‘Taş Kâğıt Makas’ çılgınlığıdır gidiyor. İlk çıktığı 2023’te de hayli ilgi gören Alice Feeney’in kitabı, kısa süre önce yeniden çok satanlar listelerinin zirvesine yerleşti ve 18. baskıya ulaştı. Peki psikolojik gerilim türünün son yıllardaki en dikkat çekici örneklerinden ‘Taş Kağıt Makas’ın sırrı ne?

‘Taş Kâğıt Makas’, psikolojik gerilim türünün son yıllardaki en dikkat çekici örneklerinden biri olarak okurları ilk sayfadan itibaren içine çeken katmanlı anlatımı ve sürprizlerle örülü kurgusuyla öne çıkıyor. Alice Feeney, güvenilmez anlatıcılarıyla, sırlarını deştiği karanlık aile ilişkileriyle ve zekice kurguladığı ters köşeleriyle tanınan bir yazar olarak ‘Taş Kâğıt Makas’ adlı romanında da imzasını net bir şekilde hissettiriyor.

Önce romanın konusuna bir göz atalım...

Yıllardır sorunlu bir evlilik sürdüren Bay ve Bayan Wright, ilişkilerini kurtarmak amacıyla İskoçya’nın ıssız bir bölgesindeki eski bir şapele hafta sonu tatiline gider. Ancak bu kaçamak, romantik bir yeniden başlangıç olmaktan çok uzaktır. Çünkü ikisi de birbirinden büyük sırlar saklamaktadır… Ve bu gezi tesadüf değildir.

Fırtınalı hava, terk edilmiş bir şapel ve giderek artan paranoya hissi eşliğinde gerçekler birer birer ortaya çıkarken, okur sürekli yön değiştiren bir oyunun içine çekilir. Kimin doğru söylediği, kimin manipüle ettiği ve kimin gerçekten tehlikede olduğu soruları her bölümde yeniden şekillenir...

Romanın bu kadar uzun bir süre boyunca çok satanlar listesinde kalmasına gelirsek... En önemli nedenlerinden biri, yazarın devamlı olarak okurun gerçeklik algısıyla oynaması ve atmosferik anlatımı. Evlilik, sırlar ve güvensizlik gibi evrensel temaları merkezine alan roman, yalnızca bir gerilim hikâyesi sunmakla kalmıyor; aynı zamanda insan ilişkilerindeki çatlakları ve bastırılmış gerçekleri güçlü bir atmosfer içinde anlatarak okuru son sayfaya kadar diken üstünde tutmayı başarıyor.

Feeney, yazım tarzı sayesinde okurlarına kendilerini olayların tam ortasında hissettirmeyi başarıyor ve onlara âdeta sinematik bir seyir zevki sunuyor.

Kısa, ritmik bölümleri ve ustalıkla yerleştirilmiş ipuçlarıyla roman, son sayfaya kadar temposunu hiç kaybetmeden ilerliyor. Feeney, ters köşeleriyle ünlü bir yazar olarak ‘Taş Kâğıt Makas’ta da okurlarını şaşırtmayı başarıyor fakat yazarın bu ters köşeleri yazarken tek amacı onları şaşırtmak değil. Kendisi bu yazım aracını aynı zamanda karakterlerinin psikolojik derinliklerini ve motivasyonlarını da güçlendirmek için kullanıyor. Okuru şaşkına çevirirken bir yandan da karakterlerine empati kurdurabilen anlatım biçimi, onu türün en güçlü isimlerinden biri hâline getiriyor.

Zehra Uzun’un Türkçeye çevirdiği, Yabancı Yayınları’ndan çıkan kitapta Alice Feeney, izole bir şapelde geçen bu hikâyede karanlık, tekinsiz ve giderek daralan bir atmosfer kurarak okuru gerilimin içine çekiyor.

Fırtınalı havası, birbirinden saklanan sırları ve çözümlenemeyen geçmiş hesaplaşmalarıyla roman boyunca tedirginlik duygusunu diri tutuyor. Bu yazım tarzı sayesinde Feeney, psikolojik gerilim türünde kendisine güçlü bir okur kitlesi oluşturmuş durumda. Bir kitabını okuyanın, yazarın diğer romanlarını da merak etmesi, Feeney’nin dünya çapında geniş bir hayran kitlesine ulaşmasını sağlarken, eserlerinin Türkiye’de onlarca baskıya ulaşmasında önemli rol oynuyor; şimdilerde 18. baskıda..

Son söz olarak... Dikkat! Kitabı bitirdikten sonra bile hikaye zihninizde dolaşmaya devam edecek. Öyleyse buyrun oyuna: Taş mı, makas mı, kağıt mı?