“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

MAHİR ÜNSAL ERİŞ: AFİLİ FİLİNTALAR İNANILMAZ MAÇO, ÇOK PİŞMANIM

Mahir Ünsal Eriş

Onursal Engel’in YouTube’da yayımlanan Apartman Broatcat’ine konuk olan yazar Mahir Ünsal Eriş, bir dönem içinde yer aldığı Afili Filintalar oluşumunun, kendi deyimiyle ‘çöplüğünün’, inanılmaz maço, korkunç bir erkek tipi yarattığını belirterek “Bunda ben de suçluyum, çok pişmanım” dedi.

‘Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde’nin ardından ikinci öykü kitabı ‘Olduğu Kadar Güzeldik’le 2014 yılında prestijli Sait Faik Hikâye Armağanı'na değer görülen, 12 Eylül darbesinin hemen öncesinde 1980 yazında geçen son romanı ‘Tatil Kitabı’nı geçen yıl Doğan Kitap etiketiyle yayımlayan Mahir Ünsal Eriş, bir dönem Afili Filintalar oluşumunun içinde yer aldığı için çok pişman olduğunu söyledi.

Onursal Engel’in YouTube’da yayımlanan Apartman Broatcat’ine konuk olan Eriş’in Afili Filintalar’la ilgili açıklamaları şöyle:

Onursal Engel: Biraz da Kafa ve Ot dergisi, hatta öncesinde Afili Filintalar oluşumu mu diyeyim…

Mahir Ünsal Eriş: Çöplüğü diyebilirsin.

Onursal Engel: Çöplüğü demek de bilmiyorum, çok yakışık almıyor. Türkiye edebiyat dünyasını çok hareketlendirdi gibi geliyor bana.

Mahir Ünsal Eriş: Afili Filintalar mı?

Onursal Engel: Evet, Afili Filintalar. Ve belki biraz onun devamı Kafa ve Ot dergileri.

Mahir Ünsal Eriş: Şimdi yayını terk ediyorum!

Onursal Engel: Neden yaa, hiç böyle, katılmıyorum.

Mahir Ünsal Eriş: Buradaki iyi niyetini acayip iyi anlıyorum. Ama bunun içinde bulunmuş biri olarak, hasbelkader içinde bulunmuş biri olarak bunu kütüğümden sildirmeyi çok isterdim, söyleyeyim. Afili Filintalar korkunç bir erkek tipi yarattı.

Onursal Engel: Evet, buna katılıyorum.

Mahir Ünsal Eriş: İnanılmaz maço. Karısını döven ama annesinin dizine yatıp şiirler okuyan, ağlak, aşırı ağlak, aşırı hötzöt. İşte, biz çok yoksulduk, babamız bizi çok dövdü diyen bir maço tipi yarattı. Ve bunu edebiyatın içine zerk etti. Yani edebiyat Afili Filintalar’da maçolukla kontamine oldu. Afili Filintalar’dan önceki maço yazarları say bana. Kim var mesela. kim aklına gelen?

Onursal Engel: Kimse gelmedi şu an.

Mahir Ünsal Eriş: Gelmez, çünkü yok. Maçoluk edebiyatın içinde bir yer edinemezdi. Ha, adamlar maçodur, Kemal Tahir maço bir adamdır, onun romanlarında işte böyle kadın biraz gözü başı oynuyorsa falan filan ya lezbiyendir ya bir şeydir. Çizgiler çok bellidir. Kadın ya çok namusludur bizim edebiyatımızda ya çok daha fingirdek ve helak olur hayatında. Peyami Safa’sından tut da Refik Halit’e (Karay) kadar. Herkeste böyledir. Ama maçoluk bir tavır olarak, bir bakış açısı olarak yoktu. Afili Filintalar’la edebiyatın içine bu girdi. Ben de bunda suçluyum, orada yer alarak ben de suçluyum, (Murat) Uyurkulak da suçlu, (Murat) Menteş de suçlu, Onur Ünlü de suçlu, bilmem ne de. Bunlar doğrudan bu maçoluğu üretti demiyorum ama bu maçoluğun üretilmesi noktasında aracı oldu. Aracı olduk, ben dahil.
Afili Filintalar diyeceksin ki edebiyata, kitaba çok rahat ulaşamayan bir sürü gencin de edebiyatla tanışmasını sağladı. Sağlamadı. O edebiyat değil çünkü. (…) Çok pişmanım orada bulunduğum için. Bugün sorsan, eminin orada yer almış yazarların çoğu orada olmak istemezdi.

İzlemek için tıklayın.