Gazeteci Mansur Forutan, Doğan Kitap’tan çıkan kitabı ‘Riff: 20. Yüzyılda Popüler Müzik’te 1950’lerin o ilk asi tınılarından 90’ların dijital devrimine kadar uzanan gürültülü bir yüzyılın; tasarım, teknik ve ruh arasındaki o görünmez bağlarını inceliyor. Pop’un tarihini, Rock’n Roll’un ruhuyla anlatıyor.
“Elvis’ten önce hiçbir şey yoktu.” John Lennon’un bu cümlesiyle başlayan büyük patlama, sadece bir müzik türünün değil, modern insanın kendini ifade etme biçiminin de miladıdır.
İlk Walkman ve elektrogitarını 80’lerde edinen, 90’larda medya sektöründe dergiler yayımlayan, yazılar yazan Mansur Forutan, ‘Riff: 20. Yüzyılda Popüler Müzik’ kitabında, 50’lerin o ilk asi tınılarından 90’ların dijital devrimine kadar uzanan gürültülü bir yüzyılın; tasarım, teknik ve ruh arasındaki o görünmez bağlarını inceliyor. Pop’un tarihini, Rock’n Roll’un ruhuyla anlatıyor.
Ciltli olarak yayımlanan ve görsel tasarımıyla da dikkat çeken ‘Riff’ aslında 20 yüzyılın asi gürültüsüne dair bir nevi arkeolojik kazı çalışması. Transistörlü radyoların gençliği sokağa çıkardığı anlardan, TDK kasetlerin manyetik bantlarında saklanan hatıralara; 45’lik plakların her iki yüzündeki toplumsal değişimden, listelerdeki yüzlerce ikonik şarkıya kadar her şey burada.
Bir tasarımcının gözüyle çizilmiş, bir müzik tutkununun kalbiyle yazılmış ve bir mühendisin titizliğiyle kurgulanmış 500 sayfa, 1500'ü aşkın ikonik grup/sanatçı, 1000 den fazla olmazsa olmaz albüm ve 2000'in üzerinde görsel içeren bir senfoni…
Plaktan kasete, CD’den MP3’e, synthesizer’dan walkman’e 1950-2000 arasında müzik teknolojisindeki gelişmelere de yer veren kitabın arka kapağındaki barkod’u telefonunuzda tarattığınızda ise Mansur Forutan’ın hazırladığı 306 şarkıdan oluşan ‘Riff Mixtape 1950-1999' başlıklı 'çalma listesi'ne ulaşabiliyorsunuz. Kitabın son bölümünde ise Rock'n Roll'un ruhunu taşıyan 50 unutulmaz film ve kitap seçkisi, müzik türleriyle ilgili periyodik tablo ve 20 soruluk quiz yer alıyor.
FORUTAN: BU BİR TEŞEKKÜR
Mansur Forutan, “Riff: 20. Yüzyılda Popüler Müzik”in bir teşekkür olduğunu vurguluyor: “Bu kitap aslında yazılmadı; daha çok, yıllar boyunca zihnimde biriken tüm o bilgi, görüntü ve seslerin kendi özgür iradeleriyle dışarı fırlaması sonucu kendi kendine oluştu. Bu sadece birikmiş bir hafıza, bir yığın dergi, bilgi, belge ve kendini dışarı atmaya çalışan, kendi çapında 50 yıllık bir popüler müzik hikâyesiydi... Plaktan kasete, kasetten CD’ye, oradan dijital dosyalara uzanan bir melodram. Elbette bu hikâyenin tamamı değil. Buradaki birkaç yüz sayfa, olan bitenin ancak küçük bir kesiti ve bana denk gelen kısmı. Bu bir teşekkür aslında. O gürültüyü çıkaran herkese, dinlemeye sabreden herkese ve bir gün bir şarkıda tesadüfen geçmişin seslerine rastlayan herkese.”
