1990’ların başında edebiyat dünyasına bakan birçok okurun aklında aynı soru vardı: Kadın yazarların başarısı neden ödül listelerine aynı ağırlıkla yansımıyor? 1991’de Booker Ödülü kısa listesinde tek bir kadın yazarın bile yer almaması, bu soruyu görünür kılan sembolik anlardan biriydi. Ancak asıl kırılma noktası, Women’s Prize ödülünün kurucu ortağı Kate Mosse’nin şu saptamasındaydı: “Sorun, kadınların listede olmaması değil; kimsenin bunu fark etmemesiydi.”
1991’den Bugüne: Bir İtirazdan Kurumsal Otoriteye
1991’deki o “tamamı erkek” kısa liste, edebiyat dünyasındaki cinsiyet eşitsizliğini kanıtlayan istatistiksel bir veri sundu. 1992’den itibaren şekillenmeye başlayan ödül fikri, 1996’da Orange sponsorluğuyla hayata geçtiğinde sadece bir “tepki” değil, yeni bir kanon yaratma iddiası taşıyordu. Bugün gelinen noktada Women’s Prize, marjinal bir girişimden İngilizce konuşulan dünyanın en prestijli ve satışları en çok etkileyen edebi otoritelerinden birine dönüştü.
Katılım Koşulları ve Ödülün Simgeleri
Women’s Prize for Fiction, her yıl Birleşik Krallık’ta yayımlanmış ve İngilizce yazılmış “en iyi tam uzunlukta romanın” kadın yazarına veriliyor. Yazarın uyruğu gözetilmiyor; bu da ödülü küresel bir platform haline getiriyor.
Kazanan yazar 30.000 sterlinlik para ödülü ve Sanatçı Grizel Niven tarafından tasarlanan, “Bessie” lakaplı sınırlı üretim bronz bir heykelcik kazanıyor.
Ödülü farklı kılan, kazananı seçen beş kişilik kadın jürinin başvurduğu üç ana ölçüttür:
· Mükemmeliyet (Excellence): Edebi güç ve nitelik.
· Özgünlük (Originality): Yeni bir ses veya yaklaşım sunması.
· Erişilebilirlik (Accessibility): Belki de en kritik olanı kriter; iyi edebiyatın sadece “elit” bir kesime değil, geniş bir okur kitlesine temas edebilme gücü.
Sponsorluk ve Bağımsızlık Yolculuğu
Ödül, tarihi boyunca Orange ve Baileys gibi büyük sponsorlarla anıldı. Ancak 2018’de stratejik bir hamleyle “sponsor ailesi” (Trust) modeline geçilmesi, ödülün tek bir kurumsal markaya bağımlılığını azaltarak adını kalıcılaştırdı. Bu model, ödülün sadece bir vitrin değil, yazma atölyelerinden okuma gruplarına kadar genişleyen bir Women’s Prize Trust vakfına dönüşmesini sağladı.
Dışarıdan bakınca isim değişikliği küçük bir ayrıntı gibi duruyor. Oysa edebiyat ödülleri, ne kadar prestijli olurlarsa olsunlar, finansman bulamazlarsa devam edemiyor. Women’s Prize’ın yıllar içinde farklı sponsorlarla anılması ve sonunda yeni bir sponsorluk modeline geçmesi, bu ödülün “şık bir vitrin” değil; kaynak yaratmaya çalışan, sürekliliği emek isteyen kalıcı bir kültür kurumu olduğunu gösteriyor. Bizde ise kimi zaman asıl mesele edebiyatın sınırlarını genişletmek değil, mevcut alışkanlıkları korumak şeklinde oluyor: Kemikleşmiş jüri yapıları ve her yıl aynı yayınevleri ile yazarlar etrafında dönen o “tanıdık” görünürlük, edebiyatın taze nefesini ne yazık ki dışarıda bırakabiliyor.
Edebi Etki ve Yeni Bir Kardeş: Non-Fiction
Women’s Prize’ın otuz yıla yaklaşan serüveni, kadın yazınının sadece kurguda değil, "otorite" ve "uzmanlık" gerektiren kurgu dışı alanda da görünür olmasını sağladı. Bu amaçla 2024’te ilk kez Women’s Prize for Non-Fiction (Kurgu Dışı Ödülü) başlatıldı ve ilk kazananı Doppelganger eseriyle Naomi Klein oldu.
Son Beş Yılın Women’s Prize Kazanan Kitapları
· 2021 - Piranesi, Susanna Clarke, Alfa Yayınları

Labirent gibi bir evde geçen roman, okuru yavaş yavaş içine çeken gizemli ve lirik bir hikâye anlatır; gerçeklik duygusunu bozarak “dünya” dediğimiz şeyin nasıl kurulduğunu sorgulatır. Kitap Alfa Yayınları tarafından yayımlandı.
· 2022 - Biçimin ve Boşluğun Kitabı (The Book of Form and Emptiness), Ruth Ozeki, İthaki Yayınları

Nesnelerin fısıltısını duyan küçük bir çocuğun dünyasından bakan Ruth Ozeki, yasın insan ruhunda nasıl "eşya" gibi birikip sonra boşaldığını anlatıyor. Aidiyet ve “evini bulma” arayışının, hüzünle umudu birlikte taşıyan bir hikâyeye dönüştüğü roman, İthaki Yayınları’ndan çıktı.
· 2023 - Demon Copperhead, Barbara Kingsolver
Charles Dickens’ın David Copperfield eserinin modern bir uyarlamasıdır. ABD’nin Appalachia bölgesinde geçen hikâye, yoksulluğun ve opioid bağımlılığı krizinin ortasında büyümeye çalışan bir gencin hayatta kalma mücadelesini anlatıyor.
· 2024 - Brotherless Night, V. V. Ganeshananthan
Sri Lanka İç Savaşı’nın ortasında, aynı aileden gelen gençlerin farklı saflara savrulmasını anlatan roman; savaşın “büyük tarih”ini değil; kayıplar, sessizlikler ve hayatta kalma kararları üzerinden gündelik hayatı nasıl parçaladığını anlatıyor.
· 2025 - Emanet (The Safekeep) Yael van der Wouden

II. Dünya Savaşı sonrası Hollanda’da geçen bu ilk roman, bir ev ve miras meselesi etrafında sıkışan bir hikâyeyle ilerliyor. Bastırılmış arzular ve geçmişte üstü örtülen gerçekler açıldıkça, “unutma”nın masum bir tercih mi yoksa bir tür suç ortaklığı mı olduğu sorusu büyüyor.
Kurgu Dışı (Non-Fiction) Dalı Kazananları
· 2024 - Doppelganger: Aynadaki Dünyada Bir Yolculuk (Doppelganger: A Trip Into the Mirror World), Naomi Klein, Yapı Kredi Yayınları

Klein, yıllardı başka bir yazar olan Naomi Wolf’la karıştırılma deneyimini çıkış noktası alıp “ayna dünya” kavramıyla komplo kültürü, dezenformasyon ve dijital politikanın nasıl işlediğini anlatıyor; internet çağının kimlik ve gerçeklik krizini keskin bir dille çözümlüyor. Kitap Yapı Kredi Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu.
· 2025 - The Story of a Heart, Rachel Clarke
Tıp, ölüm ve insan ruhu üzerine kitap, kalp nakli bekleyen bir çocuğun ailesiyle bağış kararı veren başka bir çocuğun ailesini merkezine alıyor. Bir organın yolculuğu üzerinden yas, umut ve etik kararların ağırlığını sarsıcı bir dille anlatıyor.
2026 Women’s Prize Adayları
Bu yıl 31’incisi verilen ödülün uzun listesi, farklı coğrafyaları ve temaları kapsayan 16 romandan oluşuyor. Liste dikkat çekici bir çeşitlilik sunuyor: Kitapların dokuzu bağımsız yayınevlerinden gelirken yedi tanesi ilk roman olma özelliği taşıyor.
Seçici kurulun başkanlığını Avustralya’nın eski başbakanı Julia Gillard üstleniyor. Gillard, bu yılki seçkinin insan olmanın karmaşık doğasını inceleyen güçlü romanlar içerdiğini; iklim krizi, yapay zekâ, kimlik arayışı ve toplumsal dönüşüm gibi çağımızın temel meselelerine odaklandığını vurguluyor.
Women’s Prize for Non-Fiction’ın uzun listesinde de 16 kitap var. Bu yılki listede dikkat çeken isimlerden biri ise Türkiye’den gazeteci ve yazar Ece Temelkuran. Temelkuran’ın Nation of Strangers: Rebuilding Home in the 21st Century adlı kitabı, göç, sürgün ve aidiyet meselelerini ele alan güçlü anlatısıyla ödülün uzun listesine girdi.
Seçici kurulun başkanı Thangam Debbonaire, bu yılki listeyi “umut veren” bir seçki olarak tanımlıyor ve kitapların hem bugünü anlamaya hem de geleceğe dair yeni düşünme biçimleri geliştirmeye yardımcı olduğunu vurguluyor.
Ödüllerin altı kitaplık kısa listesi 22 Nisan 2026’da kazananlar ise 11 Haziran 2026’da Londra’da açıklanacak.
Kurgu Kategorisinde Uzun Listeye Giren Kitaplar
Gloria Don’t Speak - Lucy Apps
On dokuz yaşındaki Gloria öğrenme güçlüğü yaşayan bir genç kadındır. Günlerini parklarda dolaşarak ve insanlarla bağ kurmaya çalışarak geçirir. Ancak Jack adlı arkadaşıyla yaşadığı şiddet içeren bir olaydan sonra yalnız kalır. Jack’in hapisten çıktığını öğrenmesi ise hayatını yeniden altüst eder. Roman kırılganlık, şiddet ve insanın bağlantı kurma ihtiyacına dair empatik bir portre sunuyor.
Paradiso 17 - Hannah Lillith Assadi
Filistin’de doğan ve 1948 Nakba’sıyla birlikte sürgün hayatına başlayan Sufien’in yaşamını izleyen roman, Kuveyt’ten İtalya’ya, New York’tan Arizona’ya uzanan bir göç ve kimlik hikâyesi. Aşk, dostluk ve sürgün deneyimi üzerinden zaman ve mekân arasında dolaşan lirik bir anlatısı.
Moderation - Elaine Castillo
Yakın gelecekte geçen roman, sanal gerçeklik şirketinde çalışan içerik moderatörü Girlie Delmundo’nun hikâyesini anlatıyor. Teknoloji dünyasının eleştirisini romantik bir anlatıyla birleştiren kitap, dijital çağda aşkın ve insan ilişkilerinin nasıl dönüşebileceğini sorguluyor.
Flashlight - Susan Choi
Bir yaz gecesi babasıyla yürüyüşe çıkan Louisa’nın hayatı, babasının gizemli şekilde kaybolmasıyla değişir. On yıl süren bu travmanın etkilerini ve aile geçmişinin gölgelerini araştıran roman, aile, kayıp ve hatıralar üzerine geniş bir anlatı kuruyor. Susan Choi’nin 2019’da National Book Award’a layık görülen kitabı Güven Egzersizi adlı kitabı Türkçeye çevrildi.

Dominion - Addie E. Citchens
Mississippi’de güçlü bir dini liderin yönettiği toplulukta geçen roman, ortaya çıkan sırların aile ve toplum üzerindeki etkisini anlatıyor. Özellikle kadınların bakış açısından patriyarka, utanç ve güç ilişkilerini inceliyor.
The Benefactors - Wendy Erskine
Belfast’ta üç annenin hayatı, oğullarının bir arkadaşlarına cinsel saldırı suçlamasıyla karşı karşıya kalmasıyla kesişir. Roman sınıf, statü ve ebeveynlik üzerine keskin bir toplumsal portre çiziyor.
The Correspondent – Virginia Evans
Yetmişli yaşlarındaki bir kadının dostlarına, çocuklarına ve tanıdıklarına yazdığı mektuplar aracılığıyla anlatılan roman, yaşlılık, hatıralar ve ilişkiler üzerine samimi bir anlatı.
The Mercy Step - Marcia Hutchinson
1960’ların Bradford kentinde geçen roman, karmaşık bir ailede büyüyen Mercy adlı kızın hikâyesini anlatıyor. Romanın merkezinde, kitaplar ve hayal gücü sayesinde hayatta kalmaya çalışan Mercy’nin özgürlük arayışı yer alıyor.
The Others - Sheena Kalayil
1989’da Doğu Almanya’da geçen roman, Berlin Duvarı’nın yıkılmasına giden süreçte farklı ülkelerden gelen üç gencin dostluğunu ve politik dönüşümün bireylerin hayatlarını nasıl etkilediğini anlatıyor.
Kingfisher - Rozie Kelly
Bir yaratıcı yazarlık akademisyeninin meslektaşına duyduğu takıntılı ilginin ilişkilerini ve hayatını sarsmasını anlatan roman, arzu, güç ve kimlik üzerine yoğun bir psikolojik hikâye.
Heart the Lover - Lily King
Üniversite ortamında başlayan bir aşkın zaman içinde değişimini izleyen roman, ilişkilerdeki karmaşıklığı ve orta yaşa doğru ilerleyen hayatların dönüşümünü ele alıyor. Lily King’in Türkçede Gözyaşlarıma Rağmen Babam ve Keşfetmenin Coşkusu adlı iki kitabı buluyor.

Audition - Katie Kitamura
Bir aktrisin hayatına giren genç bir adamın kimliği, romanın merkezindeki gizemi oluşturuyor. Seçmeler adıyla Türkçeye de çevrilen kitap, kimlik, performans ve aile ilişkileri üzerine kurulu psikolojik gerilim niteliğinde bir anlatı. Kitamura’nın Yakınlaşmalar adlı kitabı da geçtiğimiz yıl dilimize kazandırılmıştı.

A Guardian and a Thief - Megha Majumdar
Yakın gelecekteki Kolkata’da geçen roman, vize belgeleri çalınan bir annenin çaresiz arayışını ve hırsızın kendi ailesini kurtarma çabasını paralel olarak anlatıyor. İklim krizi, yoksulluk ve aile bağları romanın ana temaları arasında yer alıyor.
Wild Dark Shore - Charlotte McConaghy
Antarktika yakınlarında izole bir adada yaşayan bir aile, fırtına sırasında kıyıya vuran gizemli bir kadını kurtarır. Roman, iklim değişikliği, sırlar ve hayatta kalma mücadelesi merkezinde ilerliyor. Charlotte McConaghy’nin daha önce Göçmen Kuşlar adlı kitabıyla Türkçe okurla buluşmuştu.
The Best of Everything - Kit de Waal
1970’ler Birmingham’ında yaşayan Paulette’in hayatı nişanlısının ölümünden sonra beklenmedik bir şekilde değişir. The Best of Everything annelik ve toplumsal sınıf üzerine dokunaklı bir hikâye. Kit de Waal’ın Dinah Olmak adlı kitabı daha önce Türkçeye çevrilmişti.
A Beast Slinks Towards Beijing - Alice Evelyn Yang
Çin’in yakın tarihinden günümüze uzanan bu büyülü gerçekçi roman, aile geçmişi ve kuşaklar arası travmayı folklor ve kehanet motifleriyle ele alıyor.
Kurgu-Dışı Kategoride Uzun Listeye Giren Kitaplar
Daughters of the Bamboo Grove - Barbara Demick
Gazeteci Barbara Demick’in kitabı, Çin’in tek çocuk politikası döneminde birbirinden koparılan ikiz kız kardeşlerin gerçek hikâyesini anlatıyor. İkizlerden biri ailesinden zorla alınarak ABD’ye evlatlık verilir. Demick bu hikâye üzerinden hem ailelerin yaşadığı trajediyi hem de uluslararası evlat edinme sisteminin karanlık yönlerini inceliyor. Barbara Demick’in Türkçeye çevrilmiş Kıskanılacak Bir Şey Yok: Kuzey Kore'nin Sıradan Hayatları adlı bir kitabı bulunuyor.

The Finest Hotel in Kabul - Lyse Doucet
BBC’nin uluslararası muhabirlerinden Lyse Doucet, Kabil’deki Inter-Continental otelinin tarihini anlatırken Afganistan’ın son yarım yüzyıllık siyasi tarihini gözler önüne seriyor. Otelde çalışan insanların hayatları üzerinden Sovyet işgali, iç savaş, ABD müdahalesi ve Taliban dönemleri anlatılıyor.
Don’t Let It Break You, Honey - Jenny Evans
Jenny Evans’ın anı kitabı, genç yaşta uğradığı saldırıdan sonra verdiği adalet mücadelesini konu alıyor. Daha sonra gazeteci olan Evans, medya ve polis içindeki skandalları araştırarak telefon dinleme skandalının ortaya çıkmasına katkı sağlıyor.
Art Cure -Daisy Fancourt
Sanatın insan sağlığı üzerindeki etkilerini araştıran bu kitap, müzik, dans ve görsel sanatların zihinsel ve fiziksel sağlık üzerindeki olumlu etkilerini bilimsel çalışmalarla açıklıyor.
With the Law on Our Side - Lady Hale
Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi’nin eski başkanı Lady Hale, gerçek davalar üzerinden hukuk sisteminin nasıl işlediğini anlatıyor. Kitap, vatandaşların haklarını ve hukuk sisteminin toplum için neden önemli olduğunu erişilebilir bir dille açıklıyor.
To Be Young, Gifted and Black - Kadiatu Kanneh-Mason
Kanneh-Mason, günümüz dünyasında siyah sanatçıların karşılaştığı önyargıları ve zorlukları incelerken aynı zamanda sanatın dönüştürücü gücünü de ele alıyor.
Artists, Siblings, Visionaries - Judith Mackrell
Sanat tarihçisi Judith Mackrell, ressam kardeşler Gwen ve Augustus John’un hayatlarını anlatan bu biyografide, erken 20. yüzyıl sanat dünyasının dinamiklerini de gözler önüne seriyor.
Ask Me How It Works - Deepa Paul
Deepa Paul’un anı kitabı, açık evlilik deneyimi üzerinden aşk, sadakat ve bireysel özgürlük üzerine cesur sorular soruyor.
Death of an Ordinary Man - Sarah Perry

Türkçede Essex Yılanı ve Melmoth romanlarıyla tanıdığımız Sarah Perry bu sefer kurgu dışı yazarak kayınpederinin ölümünü merkeze alan yas, aile ve inanç üzerine dokunaklı bir anlatı sunuyor.
The Genius of Trees - Harriet Rix
Ağaçların milyonlarca yıl boyunca doğa ve ekosistemleri nasıl şekillendirdiğini anlatan bu kitap, bilimsel araştırmaları etkileyici bir doğa anlatısıyla birleştiriyor.
Hotel Exile - Jane Rogoyska
Paris’teki Hotel Lutetia’nın hikâyesi üzerinden Avrupa’nın 20. yüzyıldaki savaş ve işgal yıllarını anlatan bir tarih çalışması.
Mother Mary Comes to Me - Arundhati Roy
Booker ödüllü yazar Arundhati Roy’un ilk anı kitabı olan eser, yazarın annesiyle ilişkisini ve yazarlık yolculuğunu anlatıyor. Roy’un Türkçeye çevrilmiş pek çok kurgu ve kurgu dışı kitabı bulunuyor.
Finding Albion - Zakia Sewell
Sewell, Britanya’nın folklorunu ve mitolojik geleneklerini araştırarak ülkenin kültürel kimliğine alternatif bir bakış sunuyor.
To Exist As I Am -Grace Spence Green
Omurilik yaralanması sonrası hayatı değişen bir doktorun iyileşme ve kendini kabul etme sürecini anlatan güçlü bir kişisel anlatı.
Nation of Strangers - Ece Temelkuran

Ece Temelkuran’ın kitabı, giderek daha fazla insanın yerinden edildiği bir dünyada “ev” ve aidiyet kavramlarını sorguluyor. Mektuplar biçiminde yazılan eser, sürgün deneyimi ve politik yabancılaşma üzerine güçlü bir düşünsel ve kişisel anlatı sunuyor.
Indignity - Lea Ypi

Lea Ypi’nin kitabı, ailesinin hikâyesi üzerinden Balkanların Osmanlı İmparatorluğu’ndan komünizm dönemine uzanan politik tarihini inceliyor. Lea Ypi’nin Türkçede, Özgür: Her Şey Parçalanırken Büyümek adlı bir kitabı bulunuyor.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün simgelediği köklü mücadele ve görünürlük arayışı, edebiyat dünyasında en somut karşılıklarından birini Women’s Prize’ın serüveninde buluyor. Süfrajetlerin (kadınlara oy hakkı için mücadele eden erken dönem kadın hareketinin) meşhur “Söz değil eylem” (Deeds Not Words) mottosunu pusula edinen bu girişim, kadın yazarların sesini onurlandırmak, yükseltmek ve çoğaltmak için otuz yıla yaklaşan bir süredir edebiyat kanonunda sessiz ama kalıcı bir devrim yapıyor.

Women’s Prize’ın asıl etkisi, kadınları yayıncılık dünyasında yalnızca hikâyelerin “konusu” olmaktan çıkarıp, onları bu hikâyelerin “kurucusu, anlatıcısı ve seçicisi” olarak görünür kılmasında yatıyor. Bugün, kadınların hayal gücünün sınır tanımadığını bir kez daha hatırlarken; edebi otoriteyi, okuma alışkanlıklarımızı ve dünyayı görme biçimlerimizi dönüştüren bütün kadın seslerini, bu küresel topluluğun parçası olarak selamlıyoruz.
Kaynaklar:
Revealing the 2026 Women’s Prize for Fiction longlist
Revealing the 2026 Women’s Prize for Non-Fiction longlist
Susan Choi and Katie Kitamura among authors longlisted for Women’s prize for fiction
Arundhati Roy and Sarah Perry longlisted for Women’s prize for nonfiction
Here’s the longlist for the 2026 Women’s Prize for Fiction.