“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

“GOLDBERG İSTANBUL’DA”

Fazıl Say, J.S. Bach’ı İstanbul’la buluşturduğu, klavsen için yazdığı eseri "Goldberg İstanbul'da"yı İklim Tamkan’a ithaf etti.

Çağları açıp kapatan İstanbul için senfoni besteleyen usta piyanist ve besteci Fazıl Say, klavsen için yazdığı ve John Sebastian Bach’ı İstanbul’la buluşturduğu Goldberg İstanbul’da adlı eserini piyanist, klavsenci İklim Tamkan’a ithaf etti. Fazıl Say, İstanbul ruhunu tümüyle hissettiren caz öğelerinin ve Türk aksak ritimlerinin yer aldığı bestesinde, J. S. Bach’ın başyapıtlarından biri olan ve klavsen sanatçısı Gottfried Goldberg’e ithaf ettiği Goldberg Varyasyonları'nın temalarından yola çıkıyor. Klavsenci İklim Tamkan’ın hassas ve detaylı yorumuyla dinleyiciyle buluşturduğu eser, ACM etiketiyle Spotify ve iTunes başta olmak üzere tüm dijital platformlarda, Pelin Kacar imzalı klibi ise YouTube üzerinden dinleyicilerle buluşuyor. [embed]https://www.youtube.com/watch?v=DJ_8GgF8uNE&ab_channel=ACMProduction[/embed]

Ayrıca okuyun