Mahir Ünsal Eriş tanışmayı en çok istediğim yazarlardan biri olduğu için bir sabah erkenden gelen maili ile çok sevindim. Çünkü "Olduğu Kadar Güzeldik" kitabı hâlâ başucumda. Şimdi onu verdiği cevaplarla daha yakından tanıma vakti...
Çocukken sizi en çok üzen olay neydi?
Dedemin ölmesi.
Nerede yaşamayı hayal ediyordunuz?
Almanya’da.
Yaşadığınız en mutlu anı hatırlıyor musunuz?
Hatırlamıyorum.
Çocukken yaptığınız en büyük hata neydi? Peki ya hata olduğunu hissedip de atfettikleriniz oldu mu? Bir de tabi hatırlaması hoş olmasa da aldığınız en büyük ceza ne olmuştu?
Babaannemin evinin arkasındaki otları yakmıştım. Sonrasında olay çok sayıda itfaiye ve ambulansın geldiği devasa bir mahalle yangınına dönüştü. Cezalar ve dayaklarla büyüdüğüm için aralarından en büyüğünü seçemiyorum.
Körebe mi? Saklambaç mı?
Saklambaç. Körebe bana çok tekinsiz geliyor.
En sevdiğiniz erkek kimdi ve en sevdiğiniz kadın?
Anne ve babamdı sanırım.
Favori çizgi kahramanınızı hatırlıyor musunuz?
Michelangelo’ydu.
Gerçek hayatta kimi bir kahraman gibi görüyordunuz?
Babamı.
Ne dinlemeyi severdiniz? Hangi şarkı dilinizden düşürmüyordunuz?
Sezen Aksu’yu çok severdim. Para biriktirip onun kasetlerini alırdım. Seni Kimler Aldı’ya bayılırdım. Hâlâ da severim.
Kimi idol olarak görüyordunuz?
Halamın oğlunu.
En sevdiğiniz renk neydi?
Eflatun
En sevdiğiniz çiçek ve en sevdiğiniz hayvanı da soracağım.
Hanımeli ve kedi.
İlk okuduğunuz kitap neydi?
Samipaşazade Sezai’nin Sergüzeşt’i. Öğretmen ödev vermişti. Herkesin sınıf kütüphanesinden bir kitap okuyup yazması gerekiyordu. Herkes kapışınca bana Sergüzeşt kalmıştı. Fena da olmamış.
Bildiğiniz bir tekerleme var mıydı?
Yok, hiç beceremedim öyle şeyleri.
Özgürlüğünüz kısıtlandığında en çok neye üzülüyorsunuz?
Buna sebep olanların ağızlarını burunlarını kıramadığıma.
Kendinizi yaşarken en özgür hissettiğiniz yer neresi?
Evim.