“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

"Altındere'nin temel stratejisi Leman dergisindeki Yurdum İnsanı"

Marka Konferansı sırasında Çırağan Sarayı bahçesine park edilen Halil Altındere yerleştirmesi "Polis Limuzini"ni eleştirmen Ali Şimşek'e sorduk: Bu iş Türkiye’de güvenlik güçlerinin halk üzerindeki asimetrik gücüne dair bir eleştiri sahneliyor mu? Ali Şimşek: Halil Altındere'nin temel stratejisi daha çok Leman dergisinden gelmiş yurdum insanı ve Türklüğün parodileştirilmesine dayanıyor. Benim daha geniş anlamda "alt sınıfların parodileştirilmesi" dediğim başka bir yön de var. Cüce Güvenlik Görevlisi işi gibi. Ya da reklamcılıkta stoper tarz dediğimiz nesneleri dönüştürmek gibi. Örneğin Venedik Bienali'deki Never Land işi bana göre bunun başarısız bir örneği. Never Land, 2109, (58. Venedik Bienali) Murat 124'ler Anadol otomobiller bol miktarda retro tınılarıyla kullanıldı güncel sanatta biliyoruz. Polis Limuzini de kasıtlı kitsch'leştirme... Elbette bu yapıtı iltimas, torpil, polis, iş dünyası ilişkisi, neopotizm olarak da okuyabiliriz çok zorlarsak. Ama ben kendi adıma zorlamaktan bıktım. İlginç bir oyuncak olmuş. Marka Konferansı'nda sergilemesi ise ayrıca sinizm. Mesela gizlice emniyet amirliğinin önüne bırakmalıydı diyorum espriyle ama nerede o tavır... Guard, 2012, (13. İstanbul Bienali), SALT  

İLGİLİ HABERLER

http://www.sanatatak.com/view/marka-konferansinda-polis-limuzini http://www.sanatatak.com/view/halil-altindere-multecileri-marsa-gonderiyor

Ayrıca okuyun