“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Ömer Uluç 87 yaşında!

30 Ağustos 2018, 2010 yılında kaybettiğimiz Ömer Uluç'un 87'inci doğum günü. Bu özel günde sanatçıyı eşi Vivet Kanetti Uluç'un yayına geçirdiği omeruluc.com'dan aldığımız fotoğraflarla anıyoruz. 
 
Ömer Uluç 1975 ile 1978 yılları arasında Afrika'da yaşadı. Bu fotoğraf sanatçı tarafından çekildi. Afrika'da At Üstünde. Dia, slayt. 1975-1978.   Ömer Uluç'un New York'ta en sevdiği mekanların başında Chelsea Hotel geliyordu. Sid Vicious'tan Patti Smith'e, Dylan Thomas'tan Jack Kerouac'a, Allen Ginsberg'ten Tennessee Williams'a sanatçıların yaşam alanı artık yok. Fotoğraf Vivet Kanetti Uluç imzalı. 1999 tarihli. Chelsea Hotel.   Ömer Uluç Cannes Film Festivali'nde.   Ömer Uluç ve Fahrünisa Zeid Paris'te.   Suzy Prim ile 1953. Teksas. Jack'ın parti resimlerinden.   Afrika Dönüşü İstanbul. Krepen Pasajı. Fotoğraf: Ara Güler, 1978.   Yüksel Arslan ve Ömer Uluç, fotoğraf: Muhsin Akgün 
 
Vivet Kanetti Uluç: Biraz çocukluğunla mı alakası var?
Ömer Uluç -İlkokulun 3. sınıfıydı. O zaman “Büyük Seyahatler, Büyük Keşifler” diye bir çocuk serisi vardı. Orada Vasco de Gama’nın Ümit Burnu’na gidişi, Kristof Kolomb’un Hindistan’a giderken Amerika’yı keşfedişi gibi şeylerden ve büyük kâşiflerden bahsediliyordu. Bu kitapları çok sevdim. Sonra ben anlıyorum ki ilk Amerika’ya gidişim, gemiyle gitmem, hep gemiyle yolculuğu seçmem, hep dünyanın uçları, uç noktaları diye söz ettiğim yerler, Cebelitarık, Rock, yani kaya, Ümit Burnu, yahut Çanakkale filan gibi, dünyanın bütün o sivri noktaları, uçları, sanatımı, daha doğrusu beni tahrik eden şeyler oldu. Bu daha çocukluktan başlıyor. Bahriye doktoru olan dedemde deniz haritaları vardı. Havanlı, renkli cam kavanozlu, şırıngalı, hacamatlı laboratuvarın duvarları onlarla kaplıydı. Orada denizlerin renkleri, o burunlar, o kıtalar… Bu her zaman beni heyecanlandıran bir şey oldu. Bugünün kozmos haritaları gibi. Gidilememiş, gidilemeyecek yerler… “heves kuşu durmaz döner”, YKY, sayfa 16
Vivet Kanetti Uluç bugünlerde de büyük bir emek sarf ederek sanatçının Catalouge Raisonne çalışmasını yine omeruluc.com'da paylaşıyor.
 

İLGİLİ HABERLER

http://www.sanatatak.com/view/vivet-kanetti-romanlarini-internet-kullanicilarina-acti http://www.sanatatak.com/view/omer-ulucun-olum-yildonumunde-sanat-ve-delilik-uzerine

Ayrıca okuyun