“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Pazartesi Kitabı Önerisi: Direniş

Tünel isimli efsane romanı dışında makaleleri ve denemeleriyle de tanınan Ernesto Sabato'nun Direniş'i, Pınar Savaş'ın nitelikli çevirisiyle Delidolu Kitap'ın #neyapmalı? serisinden yayımlandı. Latin Amerika edebiyatının son büyük klasik yazarlarından biri. Arjantinli yazar, Buenos Aires’in yakınlarında küçük bir şehir olan Rojas’ta 1911 yılında dünyaya geldi. Colegio Nacional de Plata’da fizik okudu. Ancak 2. Dünya Savaşı’nın ardından kendini tamamen yazarlığa verdi. İlk romanı Tünel ile büyük övgü topladı. Albert Camus ve Thomas Mann gibi yazarların desteğini aldı. Yazarlığının yanı sıra politik kimliğiyle de bilinen Sabato, Arjantin’deki faili meçhulleri ve çeşitli insan hakları suçlarını araştıran CONADEP komisyonuna başkanlık etti. Cervantes, Fransız Şeref Nişanı gibi prestijli ödüllerin sahibi olan Sabato, 2011 yılında, tam yüz yaşındayken öldü. Direniş, insanlığın yaşadığı dünyaya ve çevresindeki diğer bireylere yabancılaşmasını ele alıyor.  Yazar artık unutulmaya yüz tutmuş insani değerlerin yeniden hatırlanması gerektiğini vurgularken, insanı sahte umutlara yönelten teknolojiye karşı çeşitli uyarılarda bulunuyor. Arjantin’in, özellikle de Buenos Aires’in hızlı modernleşmesinin getirdiği yabancılaşmaya, kentin temel değerlerini yitirişine vurgu yapan Sabato, modern hayatın insanı soluksuz bıraktığını, bu hız içinde insanlığın kaybedildiğini öne sürüyor. Sabato çağımızın teknolojik ve ekonomik çılgınlığına karşı ahlaki ve vicdani bir direnişi savunuyor: "Akşam vakti, işlerinden çıkan yüzlerce insanın arasında bir köpek, binaları izleyerek umutsuzca koşuyor. Kendini trafiğin ortasına atıyor, nefes nefesi karşımızdaki kaldırıma vardığını görüyoruz. Bizler onu gözden kaybedene dek duvarlara yapışarak ilerliyor."

Ayrıca okuyun