“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Yumuşak Makine'ye AYM'den özgürlük kararı!

  Sel Yayıncılık tarafından 2011 yılında yayımlanan Beat Kuşağı’nın önde gelen isimlerinden William S.Burroughs’un Yumuşak Makine isimli kitabına “Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, maddi ve manevi kültürel değerleri” ile  uyuşmadığı gibi gerekçesiyle; "halkın ar ve hayâ duygularını incittiği" de göz önünde bulundurularak bir “müstehcenlik” davası açılmıştı.  

"İşlenmeyen bir suç ertelenemez"

Ardından yayınevi mahkemeye konunun uzmanı akademisyenler ve ceza hukukçularından oluşan bir heyetin bilirkişi raporunu sundu. Ancak beraat beklenen mahkemede 3. Yargı Paketi kapsamında aynı gün yürürlüğe giren “6352 Sayılı Yasa" uygulandı ve “Kovuşturmanın Ertelenmesi” kararı çıktı. Bunun üzerine yayınevi “İşlenmeyen bir suç ertelenemez diyerek” Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yaptı. Mahkeme Sel Yayıncılık'ın itiraz başvurusu talebini haklı bularak şu açıklamayı yaptı:
Anayasa Mahkemesi'nin açıklaması:
“.... Somut olayda başvurucu hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olmadığından (...) ifade, sanat ve basın özgürlüklerine yönelik bir müdahale olduğunun kabul edilmesi gerekir. Başvuru konusu davada olduğu gibi Koruma Kurulu raporlarının müstehcenlik davalarında önemli bir etkiye sahip olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte eserin nevine göre değişen uzmanlar tarafından yapılan ön incelemeden geçmeksizin bürokratların çoğunlukta olduğu on bir üyeli kurulca değerlendirme yapılması aslında düşünsel, toplumsal ya da sanat eseri olarak değerlendirilmesi gereken eserlerin bu nitelikleri haiz olmadığı yönünde raporlar verilmesine neden olmaktadır. Bu şekilde içinde pedagog ve cinsel sağlık uzmanı dahi olmayan kişilerden oluşan kurulca eserler hakkında oldukça özensiz bir biçimde genel ve soyut ifadelerle hazırlanmış kararlarla muzır neşriyat kararı verilmesi, ifade ve basın özgürlükleri açısından tehlike oluşturmaktadır.”

Ayrıca okuyun