“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Mona LISA’nın önünde soyunan performans sanatçısına beraat

Performans sanatçısı Deborah De Robertis, 24 Eylül’de Louvre’da gerçekleşen izinsiz performansı yüzünden yargılanıyordu. Mona Lisa’nın (La Joconde, 1506) odasında “Ma chatte, mon copyright” (Benim Kukum, Benim Telifim) adlı performansında resmin önüne geçerek pantolonunu sıyırarak megafonla “Ma chatte, mon copyright” (Benim Kukum, Benim Telifim) diye bağıran sanatçı “teşhircilik” ve “(ceketini ısırdığı) koruma görevlisine saldırmak” ile suçlanıyordu. 18 Ekim’de gerçekleşen duruşmada hakim karşısına çıkan ve olay nedeniyle iki gün boyunca gözaltında tutulan De Robertis, teşhircilik suçlamasından beraat etti ve yaptığının performans sanatı olduğu kabul edildi. Louvre koruma görevlisine saldırmaktan dolayı ise 35 saat kamu hizmeti ile cezalandırıldı.

Kadının sanat dünyasındaki pasif steryotipine karşı çıkan Deborah De Robertis Nisan ayında da benzeri bir performansı aynı tablonun önünde bir kemancı enstrümanını çalarken gerçekleştirmiş ve zorla dışarı atılmıştı.

Şaheseri de benzeri bir performans

Deborah De Robertis, “Miroir de l’origine”, 2014

Deborah De Robertis’in şu ana kadarki en ünlü çalışması 2014 tarihli  “Mirror of Origin” (Kökenin Aynası) “Ma chatte, mon copyright”a benzer bir konseptteydi. Gustave Courbet’nin 1866 tarihli “L’Origine du monde” (Dünyanın Kökeni) tablosunun önüne geçen sanatçı o feminist performansta da yere oturup vajinasını göstermiş ve yine tutuklanmıştı.


Ayrıca okuyun