“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

HAFTANIN OKUMA ÖNERİSİ: HAYVANLARA NİÇİN BAKARIZ?

John Bergerın hayvan ve doğa ilişkilerini incelediği makalelerden oluşan Hayvanlara Niçin Bakarız?, Cevat Çapan çevirisiyle Delidolu Yayınları’ndan çıktı.

Hayvanlara olan duyarlılığımız gün geçtikçe artıyor mu yoksa onlarla olan ilişkimiz vahşetin boyutlarının elverdiği ölçüde mi? Öte yandan hemen her gün hayvanlara uygulanan şiddetle ilgili haberler görüyoruz ve bunun görüntülerine “bakıyoruz”, bazen sokakta tanıklık ediyoruz … Peki her şey doğal ortamında olsaydı bir köpeğin kafasını okşar mıydık ya da okşayabilir miydik? Ya da şehirler ve betonlar olmasaydı hayvanlar bize ne kadar yakın olurdu? Hayvanat bahçeleri neden var ? Eski çağlarda hayvanlarla ilişkimiz nasıldı? Hayvanlara ne kadar yakın ya da uzağız? İşte Hayvanlara Niçin Bakarız? Bu türden sorgulamaları odağına alıyor.

İnsanın hayvan ve doğa ile ilişkisi üzerine

Berger, Görme Biçimleri adlı kitabıyla “nesneleri ve şeyleri nasıl algılıyoruz” üzerine tarihsel olarak sunduğu odağı bu sefer insanın hayvan ve doğa ilişkisine üzerine çeviriyor ve belki de varoluşsal sorunlarımızı inceliyor.

Berger’ın düşüncesinde biz nasıl görüyorsak ya da inanıyorsak şey’lerin bizdeki görüntüsü de buna bağlı olarak şekillenir tespiti vardır. Peki ya söz konusu doğa ve hayvanlar olduğunda “görme”miz nasıl şekilleniyor?


Ayrıca okuyun