“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

En “tatlı” pop-art

Andy Warhol, Campbell’s çorbalarının conserve kutularıyla pop-art’ta Amerikanlığın izini sürerken aynı dalda başka bir isim de Amerikan tatlılarına odaklanmıştı. Bugün 96 yaşında olan Wayne Thiebaud o zamanlardan beri pastaları, kekleri ve turtaları gustoyla çizmeye devam ediyor. Sanatçının 1962’den bugüne kadar çizdiği eserlerinden 28’i Londra’daki White Cube’de sergilendi. Sergide sanatçının sonradan el attığı manzara ve portrelerinden örnekler yer alsa da onunla bütünleşmiş hamur işleri, pastalar ve rengarenk diğer yiyecekler serginin en çok dikkat çeken çalışmaları. Küratör Susan May, kullandığı renklerin ve renkleri kullanma biçiminin Thiebaud’u eşsiz kıldığını söylüyor.

Tüketim kültürünü yansıtıyor

Wayne Thiebaud, kariyerine 1940’larda ABD Hava Kuvvetleri’nde grafik tasarımcı olarak başladı. Willem de Kooning ve Franz Kline gibi New Yorklu sanatçılarla arkadaşlığıyla birlikte resim kariyeri de büyüdü ve 1960’ta o da New York’a taşındı. Sanatçının natürmortları tüketim kültürünün büyümesini anlattı, soyut manzaraları resmederkense Richard Diebenkorn’un etkisinde kaldı.  

Ayrıca okuyun