“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

DIane Arbus’ın 35 milimetredeki evrimi

Karanlık ve siyah beyaz fotoğraflarıyla tanıdığımız Diane Arbus’ın 1956 ila 1962 yıllarında çektiği fotoğraflar diane arbus: in the beginning (diane arbus: başlangıç) adlı sergide bir araya geldi. Bu dönemden tam sonrası ise zaten sanatçının Rolleiflex kamera kullanmaya başladığı ve ünlü fotoğraflarını çektiği yıllar.

Belgesel fotoğrafçısı Diane Arbus, Rolleiflex fotoğraf makinesine geçmeden yani uluslararası şöhrete kavuşmadan önce 35mm kullanıyordu. Bu değişimle birlikte hayatında başlayan değişimler onu 1960’ların en şöhretli ve en çok sergilenen sanatçılarından biri yaptı. 1971’deki ölümüne kadar da bu popülerlik devam etti.

2016’da Metropolitan Museum of Art (the met) diane arbus: in the beginning ile şöhret öncesi 7 yıla ait 100’den fazla Arbus fotoğrafını yan yana getirdi. San Francisco’ya da gelen sergi nisan boyunca San Francisco Museum of Modern Art’ta (SFMOMA) gösterildi.

19'uncu yüzyıl ortasından New York manzaraları

Belgesel fotoğrafçılığı öncesinde eşi Allan Arbus’la moda fotoğrafları çeken Diane Arbus’ın başlangıç dönemi fotoğraflarında iki tema göze çarpıyor: gençlik ve eğlence. 1900’lerin ortasındaki New York sokaklarından çocuklar, ergenler, sirkler, popüler kültür öğeleri ve hatta striptiz kulüpleri fotoğraflarda rast geldiğimiz unsurlar.

1960’ların başına gelindiğindeyse ona şöhreti getiren şeyler göze çarpmaya başlıyor; fotoğrafların özneleriyle kurduğu yakın ilişki ve mükemmelleşen tekniği.


Ayrıca okuyun