“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Jack London'ın objektifinden 20'inci yüzyılın başları

Jack London, bundan tam yüz yıl önce bir kasım günü Sonoma County, Kaliforniya’da öldü. Henüz 40 yaşındaydı ancak arkasında Beyaz Diş, Vahşetin Çağrısı ve Kurt Soyu gibi ünlü romanlar bıraktı.

Kitapları yaşadığı tecrübeler üzerine kuruluydu. “Maço yazar” tipinin ilk örneğiydi, Ernest Hemingway’den bile önce… Yazarlığının yanında bir sosyalist, bir serseri, bir denizci, bir savaş muhabiri ve bir istiridye korsanıydı o. Sanatla ilgisi de yazılarından ibaret değildi, başarılı bir fotoğrafçıydı.

Fotoğrafları da kitap oldu

Jack London: The Paths Men Take (Jack London: İnsanların Katettiği Yollar) kitabı yazarın tam da bu yönünü öne çıkarıyor. Contrasto tarafından basılan kitapta London’ın Londra, Japonya, Çin, Kore gibi coğrafyalarda ve San Francisco depremi sonrasında çektiği kareler yer alıyor.


Ayrıca okuyun