“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Sinefili bulaştıran 9 film

Geçtiğimiz hafta Sanatatak Sessions'ın Iwsa'daki konuğu Alin Taşçıyan'dı. İşte sinema eleştirmeni Taşçıyan'ın "Sinefili bulaştıran filmler" listesi...


Sinema sevgisinin çocukken Cilalı İbo filmleriyle başlayıp bugünlere ulaştığını söyleyen Alin Taşçıyan, her ne kadar listeleri sevmese ve bir sinefil için bu listelerin sürekli değiştiğinin altını çizse de sinemayla özdeşleştirdiği "Sinefili bulaştıran 9 filmi" katılımcılarla paylaştı:

1- Hiroshima mon amour (Hiroşima Sevgilim)
1959, Alain Resnais

2- Splendor
1989, 
Ettore Scola

3- Nosferatu
1922, F.
W. Murnau

4- Ivanovo detstvo (Ivan'ın Çocukluğu)
1962, Andrei Tarkovsky

5- Sayat Nova (Narların Rengi)
1969, Sergei Parajanov

6- Canalul (Kanal)
1957, Andrzej Wajda

7- Rembetiko
1983, Costas Ferris

8- Gandhi
1982, Richard Attenborough

9- Da hong deng long gao gao gua, Kırmızı Fenerler
1991, Zhang 
Yimou

Filmlerden önemli sahnelerin hep birlikte izlendiği sohbet sırasında Taşçıyan Monsoon Wedding (Muson Düğünü)Son of Saul (Saul'un Oğlu) ve Intolerance: Love's Struggle Throughout the Ages'ı (Hoşgörüsüzlük) da çok etkilendiği filmler olarak not düştü.


Ayrıca okuyun