“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.” Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor. [...]

Ünlü tabloların absürt ve karanlık GIF’leri

Kiszkiloszki sanat tarihinin en tanıdık tablolarına kendi muzur, tuhaf hatta hain bakışını katarak onları absürt animasyonlara dönüştürüyor.


Goya’nın “Çocuklarını Yiyen Satürn” tablosuna güvercinler ekleniyor, Edward Hopper’ın Sabah Güneşi’ne cama çarpıp ölen bir kuş ve onun kanlı izini temizleyen bir el katılıyor, Rene Magritte’in Golconda’sına yağan adamları bırakan bir uçakla tanışıyoruz. GIF’lerle tanıdık tabloların karanlık yüzlerini bir animasyon serisine çeviren Amsterdam’lı Kiszkiloszki’nin (asıl adı Kajetan Obarski) elinin değdiği her eserde bu absürt ve vahşi tavrı görmek mümkün. Zaten o da “Ne yaparsam yapayım içine zehrimden katıyorum, aslında iyi bir insanım ancak aynı zamanda fena ve huysuz da biriyim” diyor.

Sanatın alışageldik güzellik algısını yıkan bu kötücül bakıştan geriye Photoshop kullanan bir Leonardo da Vinci, mesajla sanal seks yaparken yakalanan Kraliçe Elizabeth, kesik kulağını kulaklıkla kapatan van Gogh gibi yansımalar kalıyor. Kiszkiloszki’nin sanatından örnekleri sizin için seçtik.


Ayrıca okuyun